serabın bir sonu vardır
ufkun, sıradağın sonu
uçarın kaçarın bir sonu vardır
senin sonun yok
mandaların, kavakların pazarı olur
senin pazarın olamaz
sensiz nar çatlamaz, bebek ı demez
beni böyle şair, divane etmez
kızımın çatal göğsü
senin yüzün suyu hürmetinedir
buğdalara, cevizlere yürüyen
kara toprağın ak sütü.
öyle yıkma kendini,
öyle mahzun, öyle garip…
nerede olursan ol,
içerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne üstüne,
tükür yüzüne celladın,
fırsatçının, fesatçının, hayının…
dayan kitap ile
dayan iş ile.
tırnak ile, diş ile,
umut ile, sevda ile, düş ile
dayan rüsva etme beni.