Joker ve Zerdüşt, kaos ve hakikatin iki farklı yüzü gibi görünebilir; ancak derinlere inildiğinde, ikisi de sürüye karşı duran, toplumun dayattığı düzeni ve değerleri reddeden figürlerdir.
Nietzsche’nin kitaptaki “Sürünün içinden ve köpeği olmayacaktı” sözü, bireyin kendi yolunu bulmasını, sürü psikolojisinden sıyrılıp özgürlüğü seçmesini ve farklı olduğunu vurgular . Joker de tam olarak bunu yapar: toplumun ahlakını, kurallarını, otoritesini tanımaz. Ona göre, düzen yalnızca bir illüzyondur ve asıl gerçek kaosun içinde saklıdır. İnsanın kendi kaosuna kapılması gerekir onunla dansı şarttır.
Zerdüşt, insanları üstinsan olma yolunda harekete geçmeye çağırırken, Joker de insanlara sistemin ve kuralların aslında ne kadar kırılgan olduğunu gösterir. İkisi de insanları uyandırmaya çalışır biri hakikatle, diğeri delilikle . Kuralları koyanın kendileri olduğunu onu kırmak için yine kendi iradene ihtiyaç vardır.
Joker, “Kaos en adil düzen” derken, Zerdüşt de “Kendi yolundan git” diyerek aynı kapıya çıkar. İkisi de sürünün bir parçası olmamayı seçer ve kalabalıkların körlüğünü yüzlerine çarpar. Ama biri bunu bir peygamber gibi yaparken, diğeri bir anarşist gibi yapar.
Ve işte bu yüzden Joker, Zerdüşt’ün deli gülümsemesiyle Gotham sokaklarında dolaşan bir yansımasıdır.