Kitap nörofizyoloji ve nöropsikiyatri üzerinden bilinçlilik ve bilinçsizlik kavramını felsefi bir dille anlatıyor. Eğer tıbbi bir birikiminiz yok ise internetten çokça araştırma yapmanız gerekiyor. Zevkli olan tarafı bu zaten. Bir sürü bilgi çeşidini öğrenip kitaba devam etmek. Ama 1 kere okunacak kitap değil. İlk okumada terminolojiye hakim olup 2. okumada yazarın ne demek istediğini anlamalısınız. Kavram karmaşası yaratan yeni nesil popüler tıp kitabı değil gerçekten sağlam bir yapıt. Zaten okunma oranından anlayabilirsiniz. Yazarın felsefe ile ilgilendiğini aynı zamanda tıp bildiğini hissediyorsunuz ilk başlarda. Bu da güven veriyor. Soyut olaylara pek girmiyor beynin anatomisi üzerinden konuyu açıklığa kavuşturuyor. Uzun solukluydu benim açımdan, severek okudum.
Antropometrik Tanrı anlayışının eğer selim bir akılla irdelenirse öyle olmadığını hissettirdi. İnsanın soyut bir varlık olduğu her davranışından çıkabiliyor sanki. İnsanın bu kadar somut duygular besleyerek yaptığı fiillerin en uç soyut kavramlara denk gelmesini görmek gerçekten güzel.
Edim hatasını çok iyi kavrattı bu kitap bana. Günlük dil ve rüyaların nasıl anlaşılması gerektiği hakkında giriş niteliğinde. Freudun diğer kitaplarında girdiği mevzulara birkaç örnek üzerinden değinilmiş.
Çevirmenin girişte Nihal Atsıza selam çakmasından anlaşılıyor nasıl bir kitap olduğu. Kafa tasçılığın kutsal kitabıdır kendileri. Dili sert , etkileyici ve acımasız.
İnsan Irklarının Eşitsizliği kitabıyla birlikte okunmalı . 2 kitapta uç kutupları temsil ediyor. Bitki , hayvan dağılımı mevzuları bana ders kitabını anımsattı ama direnip okunursa ufuk açıcı yorumlarla karşılaşılacaktır. Dili sürükleyici yalın ve akışkan. Bir çırpıda bitirdim.