Anneleri ölmüş iki küçük çocuğun gunluk hayatını, çocukların iç dünyasını, hayata bakış açılarını aslında hayata cocuk gözüyle bayılabilseydi herşeyin ne kadar güzel olabileceğini anlatıyor. Çocuklarında okuyabilecegi bir kitap olmakla birlikte, yetiskinlerinde buyuk zevkle sıkılmadan hatta heyecanla okuyacağı bir kitap olmuş. O yıllarda toplumun zencilere karşı olan bakış açısını, ayrımcılığı, ırkçılığı ve toplumun ve hukukun adaletsizliğini anlatan yazar kendi toplumuyla ilgili öz eleştiri yaparak insanların yaratılışları gereği eşitliğin ve adaletin asla mümkün olamayacağını anlatmış. Güzel, akıcı ve insana değer katan bir eser olmuş.
Hepimiz biliyoruz ki, bazı insanların bizi inandirmaya çalıştıkları gibi insanlar eşit yaratılmamıştır... bazıları ötekilere göre daha zekidir, bazı insanlar doğuştan kazanılmış daha fazla olanağa sahiptir, bazı insanlar ötekilere göre daha fazla para kazanır, bazı kadınlar başka kadınlara göre daha iyi kek yapar...bazı insanlar pek çok başka insanın normal kapsama alanı içine girmeyen yeteneklere sahiptir.
... insanlar ancak tek bir durumda esit yaratılmış kişiler haline gelirler bir yoksul ile budalayı, Einstein ile cahil bir kişiyi eşit gören tek bir kurum vardır. Bu kurum da hukuk kurumudur.