"Hayatım" diye cevapladı kocası, "iki iyilik rica ediyorum.Önce, bu konuda aklımı, sonra odamı özgürce kullanmama izin ver.Kütüphanem ne kadar çabuk bana kalırsa o kadar sevinirim."
"Bu bir kusur işte!" diye haykırdı Elizabeth.
"Katı kincilik karakterdeki bir gölgedir.
Ama hayatınızı iyi secmissiniz.Buna gerçekten gülemem.Benden yana emniyettesiniz."
Neydik, neye dönüşüyoruzun cevabını düşünüp sorgulayanlara bu kitabı okumalarını öneririm. Kabul etmeliyim ki, bazı bölümlerde istemsiz şekilde önyargiyla yaklaştım.Özellikle dini, ideolojik kısımlarda yazar taraflı olarak okuyucuya kendi düşüncelerini geçirmeye çalışmış. Ama konular ilerledikçe bu bölümleri çok da umursamiyorsunuz. Çünkü insansilarin tarih boyunca daha tam anlamıyla insan olmadan, yeni android insan yaratmaya çalışması tokat gibi yüzünüze vuruyor. Kitabın son sayfalarında şu sıralar gündemdeki sevgili robot arkadaşımız "Sofia"yı da düşünmemek elde degil.
Yazarın hoşuma giden gercekci bir cümlesiyle noktalıyorum.
"Belki de bizden cevap bekleyen en önemli soru, "Neye dönüşmek istiyoruz?" değil, "Neyi istemek istiyoruz?"dur.