+18 bir kitap olduğunu belirterek başlayayım. Daha öncesinde Stanley Kubrick'in aynı isimle uyarladığı sinema filmini izlemiştim. Sinema filmi de rahatsız ediciydi ama ilk defa bir kitabın ilk yarısında fiziksel olarak midemin bulandığını hissettim. Sadece karakterlerin davranışlarının değil anlatımın da bir o kadar irrite edici olmasından kaynaklıydı. Nispeten kitabın ikinci yarısında daha az rahatsız edici bir anlatım seçmiş yazar.
Kitabın içeriği ne kadar rahatsız edici olsa da, anlatılmak istenen ve yansıtılanlar etkileyiciydi. Uzun zamandır cümlelerin altını en çok çizdiğim kitap olabilir.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113bin okunma
Adı üzerinde Kısa Klasikler serisine ait bir kitap. Bir okuyuşta okunabilecek kısalık ve akıcılıkta. Can çıkar huy çıkmazla, adım çıkacağına canım çıksın tadında bir serüvendi. Kitabı kapağına insanı bugüne kadar yaptıklarına bakarak yargılamamak lazım gelir.
PolikuşkaLev Tolstoy · Can Yayınları · 20193,552 okunma
Ne kadar güzeldi, ne kadar güzel. O kadar yalın o kadar içten yazılmış ki uzun zamandır ilk defa kafam kitabın dinginliğine kulak verdi. John Steinbeck'in karakterlerin hissettiklerini anlatışıyla duydukları ezgilere ben de kulak verdim.
Bile bile lades olan gidişatta yerildim, mutlu oldum, ümitlendim, korktum, kaçtım ve tekrar kaderime sığındım. Ama ön sözlerde kitabın sonu hakkında ipucu vermesek mi okura acaba? Belki daha merakla okuruz kitabı?!
Ne biçim dünya bu be! İnsanlar aya gidiyor. Elektriğin çevresinde dönen tatarcıklar gibi dünyanın çevresinde vızır vızır dönüyor uydular ama, burada, şu garipler köşesinde ne yasa var ne de zavallıyı koruyan, onu düşünen biri...