Dönemin toplum düzeninin değişim aşamasındaki sancılarını çok iyi analiz etmiş ve yaşantıları, evleri, hayatları, çarpıklıkları başarılı bir şekilde yansıtmıştır. Soluksuz okunabilecek derecede akıcı ve duru bir dile sahip.
Türk soyunun asaletine ve tarihine hiç yakışmayan ama Osmanlı döneminde uzun yıllar devam eden esir, halayık, hadım vs. uygulamaların ne büyük bir yanlış ve ayıp olduğunu çok iyi yansıtmış. Özellikle dönemi sosyolojik açıdan iyi resmetmiş yazar.
Fikirler insanlardan daha canlı olduğundan, fikirlerle yaşar insanlar ve onlar için ölürler gıklarını çıkarmadan. Oysa tüm fikirlerimiz katildir, hiçbir fikir nesnelliğin, ölçünün ve tutarlılığın yasasına uymaz; oysa bizler bu fikirleri sürdüren bizler otomatlar gibi yürürüz ölüme.
Insanlar hem özgürdür hem bağımlı, arzu ettiklerinden daha özgür fark ettiklerinden daha bağımlıdırlar. Çünkü faniler kitlesi uyurgezerlerden ibarettir ve onların uykudan uyanması asla düzenin çıkarına değildir, yönetilemez olurlar o zaman.