ASYA KURT

ASYA KURT
@REDBOOKSTGRAM
İnstagram:redbookstgram
Puan vermedi·105 syf.··
2026 28. kitabı
MEHMET SEYMEN-ALLAHA ADANMAK "Allah'a Adanmak'. klasik anlamda bir roman/öykü gibi olay örgüsü kurup karakterler üzerinden ilerleyen bir metin değil; dini-ilmî bir inceleme. Mehmet Seymen, Ebû Dâvûd'un Sünen'indeki Cihâd bölümünü merkeze alıp. bu bölümde yer alan toplam hadis savısını ve bâb başlıklarını çerçeveleyerek; günümüzde en çok tartışılan, yanlış anlaşılan ve sık sorulan konulara temas eden 23 hadisi seçip onların mânâ ve yorumları üzerinden bir "doğru anlama" hattı kurmaya çalışıyor. Niyet, kitabın daha ilk sayfalarında net: cihâd kavramının özellikle gavrimüslimlerce "kılıç zoruyla din davatması/ ayrım gözetmeden öldürme" gibi bir imaja indirgenmesini, hem tarihî bağlamı hem de hadislerin sınır çizici diliyle tashih etmek. Kitabın verdiği ana mesaj, tek bir cümleye indirgenecekse şu cizgide toplanıyor: "Cihâd" rastgele şiddet değil; şartları, maksadı, ahlâkı ve hukukî sınırları olan; bazen savaș alanıyla, çoğu zaman da kişinin dili, malı, iradesi ve sorumluluğuyla ilgili bir kulluk mücadelesidir. Seymen, kavramın mezheplerce yapılan tariflerine ve Kur'an-hadis bütünlüğüne yaslanarak cihâdın fikıh literatüründeki yerini ve "hangi şartlarda/ kimlere" yöneldiğini tartışıyor; böylece okurun zihnindeki genel slogan"' algısını, "sartlara bağlı dinî sorumluluk' okumasına dönüştürmek istiyor. Bu yaklaşım içinde metin, okura iki şey katıyor: Birincisi cihâdın konuşulduğu her yerde asıl belirleyenin niyet hedef ve yöntem olduğunu; bir hükme varırken parçacı alıntıların değil, hadislerin yer aldığı bütün bağlamın hatta nâsih-mensûh ilişkisi gibi usûl boyutlarının hesaba katılması gerektiğini hatırlatıyor. Seymen'in "tek kaynağa yaslanmama, hadis diye aktarırken hadis âlimlerinin değerlendirmelerini dikkate alma, ahkâm çıkarırken geniş tahriç ve iliski bilgisi olmadan
Allah’a AdanmakMehmet Seymen · İkinci Adam Yayınları · 20253 okunma
Reklam

ASYA KURT

, bir kitap okudu
Puan vermedi·105 syf.··
2026 28. kitabı
Mehmet Seymen
9.3/10 · 3 okunma
Puan vermedi·142 syf.··
2026 25. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 00:00
YILDIRIM BEYAZID-DÖNGÜ Döngü, yüzeyde bir yol hikâyesi gibi başlasa da ilerledikçe okuru fiziksel bir rotadan çok daha derin daha yorucu ve daha tanıdık bir yolculuğun içine çekiyor: insanın kendi içinden geçmek zorunda kaldığı bir yolun. Ankara’nın gri, sıkıştıran atmosferinden çıkıp Gölcük. Karamürsel. Yalova. İstanbul ve Trakya’ya uzanan bu yol; kaçış gibi görünse de aslında sürekli ayn sorulara dönülen bir çemberi temsil ediyor. Romanın baş karakterinin adının bilinçli biçimde gizli tutulması, onu bir "kahraman" olmaktan çıkarıp okurun yerine koyabileceği bir figüre dönüştürüyor. O artık bir kişi değil; işsizliğin, ekonomik baskının, aidiyetsizliğin, sıradanlaşma korkusunun altında ezilen modern insanın kendisi Olay örgüsü büyük kırılmalarla değil, gündelik hayatın sıradan ama ağır anlarıyla ilerliyor. Gölcük Otogarı'ndaki bekleyiş, çay ocakları, sessizlikler, yarım kalan cümleler, sigaralar, yol kenarındaki duraklamalar.. Özellikle Ömer'le olan sahneler romanın omurgasını oluşturuyor. Ömer yalnızca bir arkadaş değil; baș karakterin geçmişi, bugünü ve olmak istemediği hâliyle yüzleşmesini sağlayan bir ayna gibi duruyor. Aralarındaki konuşmalar çoğu zaman yüksek sesli tartışmalar değil; aksine söylenmeyenlerin ağırlığıyla ilerleyen diyaloglar. Sessizlik bu romanda bir boşluk değil, bir dil. Karakterlerin susuşları, aslında hayat karşısında ne kadar yorulduklarını anlatıyor. Yol boyunca karşılaşılan Selma Abla, Ayșegül, Mustafa Bey gibi karakterler, hikâyeyi bireysel bir bunalım anlatısından çıkarıp toplumsal bir kesite dönüştürüyor. İşsizlik, ekonomik kriz, şehirden şehre savrulma, aile baskısı, evlilik beklentisi, "bir yere ait olma" zorunluluğu; romanda doğrudan sloganlarla değil, gündelik sohbetlerin arasına sızarak veriliyor. Özellikle ebeveyn-çocuk ilişkileri,
DöngüYıldırım Beyazıd · Ange Yayınları · 20255 okunma
Puan vermedi·62 syf.··
2026 27. kitabı
İRFAN AYDIN-GÖZLEMLİ-YORUM Kitabı, klasik anlamda "başlangıç-gelişme-sonuç" çizgisinde ilerleyen bir roman değil; birbirini besleyen gözlem/deneme yazıları üzerinden kurulan, okuru her bölümde bir "soru"ya yaklaştıran bir yapı. Yazar, özellikle içinde bulunulan dönemi (insanların kabuklarına çekildiği, ev-aile-okuma ile yeniden düşünme fırsatının doğduğu bir süreç) "tefekkür" için verimli bir zemin olarak kuruyor; ardından da okurun zihnini peş peşe sorularla açmayı hedefliyor: "Şehrimde, ülkemde, dünyada neler oluyor?", "ne kadar bilincindeyim?", "hayatım ne ölçüde șekillendiriliyor?" gibi sorular kitabın omurgasını oluşturuyor. Olay örgüsünün derinliği bu yüzden aksiyondan değil, temaların birbirine eklemlenmesinden geliyor: kitap bir "hikâye" anlatmaktan çok, modern hayatın insanı nereye ittiğini katman katman gösteriyor. Örneğin "Bencilim, Bencilsin, Bencilleştiriliyoruz" bölümünde yazar bencilliği sadece kişisel bir kusur gibi değil, çağın kurduğu bir düzen olarak ele alıyor; teknolojinin, medyanın, ev içine kapanmanın ve özellikle telefon/ekran alışkanlığının insanı "mahrem bölge"ye çekerek ilişkileri zayıflattığını söylüyor.Bu hat, kitabın ana mesajlarından birine bağlanıyor: Kendi içimize çekilirken insanlığımızı, merhametimizi ve sorumluluğumuzu kaybetmeyelim. Dil ve üslup net biçimde "okura dönük": sorular soran, doğrudan hitap eden, bazen sertleşen, bazen içten bir nasihat tonuna kavan bir anlatım var. "iletisime hazır ve açık mıyız?" bölümünde üslup daha gündelik ve sohbet gibi; telepati örneğiyle başlayıp (bilimsel tartışmaya da dokunarak) aslında derdini şuna getiriyor: "Yanımızda duran insanla bile iletişim kuramıyorsak, mesele dil değil duygu köprüsü." "Aynı dili değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir" cümlesi kitabın iletişim anlayışını çok iyi
Gözlem-liyorumİrfan Aydın · Arkhe Yayınları · 202611 okunma

ASYA KURT

, bir kitap okudu
Puan vermedi·62 syf.··
2026 27. kitabı
İrfan Aydın
9.3/10 · 11 okunma
Reklam