Aklı yerinde sabit, ruhu kuşlardan medet uman birinin; ruhunu çölden vâhâya, ayaklarını kardan, ıssız çöl topraklarına aktarışının kendi dilinden öyküsü.
Alınan yolun, gidilen mesafenin, geçilen konakların, harcanan zamanın; kardan elmasa dönüşünün öyküsü...
M. Esed kendi hikayesini; 'Önce yaşadım. Sonra oldum.' diye aktarıyor.
Bizde önce okuyalım. Acelemiz yoksonra anlarız.
Tahlilleri üzerinde en çok düşündüğüm kitaptı. İkinci kez okumuş olmakla birlikte. Zıtlıklar, olumlu olumsuz önermeler, kisilik tasnifleriyle kendini okutan, okuttukca düşündüren bi yapıt.
Yıllar önce bu şaheseri ilk okuduğumda daha doğrusu; okumaya çalıştığımda sanırım 50-60 sayfa dayanabildim. Fakat bir süre sonra tekrar okumaya karar verdiğimde herşey çok başka oldu. Bu efsane eser sanki etrafi kalabalık bir sofranın ortasında duran, içinden enfes kokular gelen yanlız bir tabak gibiydi.
.
.
Herkesten önce davranmaya çalışarak..
Fevkalâde.
Tek oturuşta bitirdiğim ilk kitap ve son kitapta olabilir.
Olaylar ve kurgular müthiş. Sizi içerisine çeken, olayın kahramanı yapan bir anlatım tarzı.. bu hiç kolay değil.
Bana kitap okumayı sevdiren kitap.
Aslına bakacak olursak: Yazar kendi düşünce ikilemini kitabına bir hayli fazla olarak konu edinmiş.
Tasvirler bazen haddinden fazla olarak kullanılmış bu da okunurken ana konudan uzaklaşmaya sebebiyet veriyor.
Kitabın kapağını kapattıktan sonra kendime; ya bu kitap tek cilt olarak da yazılabilirmiş dedim..