Yavrularını tehlikede gören bir ana kuş hırçınlığıyla üstlerine titrediğim bu şeyler, sonbahar yaprakları gibi birer birer sararıyor, dökülüyor. Daha yirmi üç yaşıma girmedim; yüzümden, vücudumdan çocukluğun izleri silinmedi; halbuki gönlüm, baştan başa bütün sevdiklerimin ölüleriyle dolu.
Cesaret sizden vaktinizi ister. Çünkü cesaret her gün kendinizden bir nebze feda edip bir fikri geliştirmeye koyulmaktır, bir meseleye katkı sunmaktır veya bir kurumun büyümesine yardımcı olmaktır. Bu da sistem ister, prensip ister. Demek ki cesaret evvela düşünmek ister.
"Haklı mı çıktım? Ne savunmuştum, ne önermiştim, ne için savaşmıştım da haklı çıktım! Savaş meydanından cesetlerin üstüne basarak kaçmak, sellerin önünden yıkıntıların üstünde yükselerek kurtulmak mı haklı çıkmak? İktidardaysan ve güçlüysen haklı çıkarsın; kendini de haklı sanırsın. Haklılığından kuşkuya kapılırsan gücünü ve iktidarı kaybedersin. Bu kadar basit işte."