Mürekkebin Sihri

Mürekkebin Sihri
@ROSMERTA
Instagram @mürekkebinsihri
Puan vermedi·382 syf.··
2024 6. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2024 00:00
SAATLERİ AYARLAMA ENSTİTÜSÜ "Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır... Bu da gösterir ki, zaman ve mekân, insanla mevcuttur!" Saatleri Ayarlama Enstitüsü; sembolist bir yaklaşımla, II. Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'in ilk yıllarına varan bir tarih dilimini ele alan, bazı kısımlarında büyülü gerçekliğe de yaklaştığını düşündüğüm, baş karakteri olan Hayri İrdal'ın hayatını farklı zaman atlamalarıyla anlatan , bu zamana kadar neden okumadım diye hayıflandığım, modern Türk romanın edebiyat sahasına adım attığı muhteşem bir kurgu. Ahmet Hamdi o kadar büyük bir kalem ki bu cümlelerin, bu kurgunun ve bu karakterlerin mevcut olamayacağını düşünmek büyük yanılgı olur. İnsanı, zaman kavramı içinde harmanlayıp anlatan yazar, zamanı, sadece bir insan ömrü biçiminde ele almak yerine gizemli bir varlık olarak eserinde yaşatmış. Türkiye için zamanın işleyişinin süreksiz bir değişiklik içinde ilerlediğinin ve bunun tarihlerdeki sayılar ilerlerse de bir türlü değişmediğinin farkına vardıran ve mükemmel kelimesinin yetmediği bir yapıt, bir başyapıt. Hayatımın kitabını okudum ve illa ki iddialı bir cümle kuracaksam: "Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü okuyana kadar güzel olan her kurgunun roman olduğunu sanmışım!" çok yerinde bir ifade olur.
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202352,8bin okunma
Reklam
SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?
Puan vermedi·160 syf.··
2023 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2023 00:00
1990 doğumlu olsam da darbe dönemleri ilgimi her zaman çekmiştir. Bence Türkiye Cumhuriyeti tarihi kısır bir döngü içerisinde kendini tekrarlayan periyodlarla devam ediyor. Bu periyod içerisinde insanın kendi tarihini bulması gerektiğini düşündüğüm için darbeler ve sonrasında yaşananlar, her Türk gencinin bilmesi gereken gerçekliklerle dolu birer derstir benim için.1980 darbesini yaşayan ve tutuklu(!) adı altında günlerce insanlık dışı muamelelere maruz kalan kişilerin günlük yaşamdaki bilinçaltlarının nasıl da bir anda tutukluluk zamanlarına döndüğüne, orada yaşadıkları travmaların nasıl da en olmaz zamanlarda kendini gösterdiğine tanık oluyoruz. Yazar bu bilinçaltı geçişlerini çok başarılı bir teknikle kaleme almış. Karakterlerin kadın yoğunlukta olması da hoşuma giden bir diğer etmen oldu. Kadınlığın bastırılmaya çalışılan cinsiyet olması sebebiyle, kadın yazarların bile kadınlığı tam olarak ifade etmekten çekindiği bir dünyada, Feride Hanım kadınlığı cesurca ele almış diyebilirim. Bugün anlıyoruz ki 68 kuşağı bu ülkede davası olan son kuşakmış ve 12 Eylül darbesiyle vatandaşların bir davayı herhangi bir şekilde savunması çok kat'i bir şekilde yasaklanmış. Bu yasağın etkisini günümüzde hala gözlemliyoruz maalesef. Bizim de bir davamız olabilir diye düşünen tüm okurlara tavsiye. Gerisi okumasa da olur...
Sizin Hiç Babanız Öldü mü?Feride Çiçekoğlu · Can Yayınları · 2021566 okunma
Esir Şehrin İnsanları
10/10
·463 syf.··
2020 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2020 02:06
Kemal Tahir'in kalemini çok severim. Kurguladığı ana karakterlerde kendimden bir iz bulup: "Bak işte ben de böyle düşünüyorum ya!" dediğim çok olmuştur. Kitap hakkındaki düşüncelerime gelecek olursak. İlk önce kitabın başından sonuna Kamil Bey'in karakter gelişimini okuyorsunuz. Ancak bu gelişimin ardında işgal altındaki İstanbul ve içinde yaşayan halk çok güzel resmediliyor. O günleri başka bir açıdan, başka bir gözden görüyorsunuz. Kokuşmaya yüz tutmuş ve işgal kuvvetlerinin gölgesinde yaşamaya çalışan kurumlar, Anadolu'dan gelen direniş haberleri, Kamil Bey'in aile hayatı ve eşinin ailesinin dahil olduğu İstanbul sosyetesi gözler önüne seriliyor bu ilk kitapta. Seriyi özellikle yakın tarih meraklılarına kesinlikle öneriyorum. Aynı dönemi birçok farklı kişinin kaleminden okumanın kişiye derinlik ve gerçek bir fikir kazandıracağı inancındayım. Bu yüzden okunsun, okutulsun...
Esir Şehrin İnsanlarıKemal Tahir · İthaki Yayınları · 201914bin okunma
Bin Muhteşem Güneş
Puan vermedi·430 syf.··
2020 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2020 15:30
BİN MUHTEŞEM GÜNEŞ - Khaled Hosseini "KADIN" Neydi kadın? Kadın; terbiyeli olması beklenen kız çocuğuydu, alınıp satılacak gelindi, erkek doğurup soyun devamını sağlaması gereken anaydı, ev içinde hizmetçi, sokakta namus timsaliydi. Doğduğunda kızdı, evlendiğinde kadın oldu, eşinden ayrıldığında duldu. Hep bir sıfatı vardı. Birçok şey oldu insanoğlunun gözünde bir tek insan olamadı. Oysaki kadın dünyayı bazen karnında çoğu zaman da sırtında taşıyandı. Bir dönüp baksalardı içlerine, Adem' in ancak Havva' yla anlam bulduğunu görebilirlerdi. Ama bakmadılar. Bakmadıkları için anlamlarını bulamadan göçüp gittiler bu dünyadan. Bin Muhteşem Güneş, yazardan okuduğum ikinci kitap ancak birçok okurun aksine ben bu kitabı Uçurtma Avcısı'ndan daha çok sevdim. Savaşın zalimliği, İslam coğrafyasının değişmeyen kaderi, kadının bu coğrafyadaki genel değeri çok güzel resmedilmiş kitapta. Khaled Hosseini'nin kitapları zaten çok akıcı, bazı yerlerde insanın içi çok acısa da okunması gereken değerli bir eser. İyi ki, iyi kitaplar var
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,2bin okunma
Gazap Üzümleri
Puan vermedi·556 syf.··
2019 10. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2019 03:46
GAZAP ÜZÜMLERİ - John STEİNBECK. "Gazap Üzümleri" ne ilk olarak Eylül 2018' de başlamıştım fakat 50. Sayfaya gelmeden pes etmiştim. Şimdi anlıyorum ki her kitabın bir zamanı varmış. Kitap ilk bakışta tuğla gibi olarak adlandırılanlar arasında sayılabilir ancak hikâyeye girdiğinizde o kamyonun yolcuları arasına öyle bir dahil oluyorsunuz ki kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Tozun toprağın içinde, aç susuz, doğru düzgün temizlik görmeden, iş aradığınız her kapıdan kovularak en ince ayrıntısına kadar yaşanan Büyük Buhran... Bütün bu zulmün içinde aileyi toplayan, doyuran, herkese umut ve güç veren Anne. Erkek yazarların oluşturduğu kadın karakterler en çok annelik yönünden ön plana çıkıyor. Belki de onlar kadınları en çok anne olduklarında gözlemleyip anlamaya çalıştıkları içindir. Ama tıpkı Toprak Ana' nın Tolgonay' ı gibi Gazap Üzümleri' nin Anne' si de acıların içinde derleyip toplayan kutsal bir varlık gibi resmedilmiş. Kamyonun üstüne kurulan yuvayı, bitmek bilmeyen yolu, karnı sırta yapıştıran açlığı ve kapıların yüze kapandığı çaresizliği hissettirebilmek maharet ister. Her ne kadar okudukça içim daralsa da sayfalar boyunca hiç sıkılmadım. Gazap Üzümleri okunsun, okutulsun. İyi ki, iyi kitaplar var
Edebiyat
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,5bin okunma
Reklam