Reşide Değirmi

10/10
·109 syf.··
Beğendi
·
2025 70. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2025 22:17
Tokat gibi çarpan bir kitap. Aileyi, daha çok da anne babalığı sorgulatan; herkesin anne baba olmaması gerektiğini bir kez daha hatırlatan bir eser. Diana adlı bir çocuğun doğumundan itibaren uğradığı şiddetin, zamanla nasıl sistematik bir hâle dönüştüğüne şahit oluyoruz. Bu şiddeti yetkili kurumlara ispatlamaya çalışan eğitimcilerin, delil yetersizliği gerekçesiyle dosyaları kapatan hantal devlet mekanizmasıyla nasıl karşı karşıya kaldıklarına. Kitap tüyler ürpertici bir etkiye sahip. Her bölümde, nihayetinde bir kurgudur deyip içimi rahatlatıyordum. Fakat kitabı bitirdikten sonra konusunun gerçek bir hikâyeye dayandığını öğrendiğimde — tıpkı çocuğun durumunu fark edip bir türlü ispatlayamayan polis memuru gibi — karnıma ağrılar girdi. Diana’nın, yaşadığı her şiddeti kendi hatasıymış gibi algılaması ve annesinin anlattığı şekliyle durumu kabullenmesi, beni en çok yaralayan nokta oldu. Belki de yazar, bununla çocukluğun masumiyetine ve çocuğun şiddete karşı çıkamayarak nasıl sindirildiğine vurgu yapmak istemiş. Kitap teknik açıdan da kusursuz. Olay örgüsünün kişilerin konuşmalarıyla kurulmuş olması, romanın hem sürükleyiciliğini artırmış hem de metne daha gerçekçi bir hava katmış. Farkındalık oluşturması adına, herkesin okumasını tavsiye ederim.
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,7bin okunma
Reklam
Bir Kadın romanı
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2025 21:02
Annie Ernaux, kendi çağını, aile yaşantısını, evliliklerini, kaçamak aşklarını günlüklerinden yararlanarak romanlaştıran bir yazar. Şimdiye kadar beş kitabını okudum. Kitaplarında anlattıkları kendi hayatıymış gibi görünse de aslında kendinden yola çıkarak herkesin yaşadığı duyguları, karşılaştığı durumları yalın bir anlatımla dile getiriyor. Bir Kadın adlı romanında da Ermaux günlüğünden yararlanarak annesiyle olan ilişkisini masaya yatırıyor. Genç kızlık yıllarında annesiyle sürekli çatışan, ondan uzaklaşmak için fırsat arayan annesine karşı öfke taşıyan bir kadındır. Yıllar geçip yaş aldıkça bu öfkesinin sevgi ve şefkate doğru evrildiğini görüyoruz. Ermaux, yazar kimliğinin sınırlarından uzaklaşmadan bir yandan annesinin baskıcı ve geleneksel yapısını eleştirirken bir yandan da annesinin kendi başına ayakta durabilen, kızının okuması için her türlü zorluğu göğüsleyen güçlü bir kadın olduğuna dem vuruyor. Ayrıca bu kadına karşı gizli bir hayranlık duyduğunu okuyucularına hissettirmeden de geçmiyor. Bir Kadın adlı kitap bir romandan ziyade otobiyografik bir anlatı şeklinde. Yazarın kendisi de kitabın son sayfasında şöyle bir açıklama yapıyor: “Elbette, bu kitap ne bir yaşamöyküsü ne de bir roman, belki edebiyat, sosyoloji ve tarih arasında bir şey. Baskıcı bir çevrede doğan ve bu çevreden çıkmak isteyen annemin tarihin bir parçası olması gerekiyordu ki dahil olmamı istediği,kelimeler ve fikirlerle yönetilen dünyada kendimi daha az yalnız, daha az yapay hissedebileyim” Kesinlikle okunulması gereken bir kitap.
Bir KadınAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,871 okunma
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2024 44. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2024 11:22
Altmışlı yılların Fransa’sı, geleneksel bir toplum, geleneksel bir aileye sahip bir kızın başından geçen trajik olaylar. Katı ve sert kanunlar. Çıkmazın içine giren, çözümler arayan genç bir kızın çaresizliği. Yazar kendi özelinden yola çıkarak aslında birçok kadının içinden çıkamadığı, eleştirildiği, günah sayıldığı bir olguyu çok cesur bir şekilde dile getiriyor. Anlatım canlı ve akıcı. Oldukça etkileyici. Daha çok anı şeklinde, ajandasına aldığı notlarla ilerleyen metin, ara ara şimdiye gelip tekrar geçmişe geri dönüyor. Günümüzde bir çok ülkede tartışılan“kürtaj” olayını Nobel ödüllü bir yazar tarafından bu şekilde- realist ve bir kadın gözüyle- değinilmiş olması da kadın meselelerinden birine destekleyici bir ses olduğunu düşünüyorum.
OlayAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,108 okunma
Çölleşen Bir Hayat
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2024 12. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2024 17:10
Yalnızlığın ya da hayatı kaçırmış olmanın kitabı. Derinlemesine insan psikolojisini ele alıyor. Kitabın içeriği ile ismi birbirine çok uygun. Kitap kahramanı Drogo’nun gün geçtikçe çöl gibi ısısızlaşan, yalnızlaşan hayatını anlatıyor. Asker Drogon, Tatar çölünde bir gün bir savaş çıkacağını, kendisinin bu savaşta kahraman olacağını, böylelikle ıssızlıkta yaşamış olmanın karşılığını alacağının umudunu taşıyor kitap boyunca. Yazar, alt metinde umut etmenin, hayal kurmanın insanın hayatına nelere mal olabileceğini anlatmaya çalışıyor.
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma