• exulansis 〄

• exulansis 〄
ᴛʜᴇ ᴄᴀᴘᴀᴄɪᴛʏ ᴛᴏ ʟᴇᴀʀɴ ɪs ᴀ ɢɪꜰᴛ; ᴛʜᴇ ᴀʙɪʟɪᴛʏ ᴛᴏ ʟᴇᴀʀɴ ɪs ᴀ sᴋɪʟʟ; ᴛʜᴇ ᴡɪʟʟɪɴɢɴᴇss ᴛᴏ ʟᴇᴀʀɴ ɪs ᴀ ᴄʜᴏɪᴄᴇ.
Ronald Giphart, doğada hepimizin kendi kendimizin patronu olduğunu söyler. Hayatta kalmak için gerekli bilgiler hakikaten hayatta kalmaya yarıyordu ve birden değişmiyor, artmıyordu. Yüz binlerce yıl sonrasında bir binada çalışan biri; hayatta kalma içgüdülerini kullanmadığı, motive olmakta zorlandığı, yine de bir ömür diploma almak için çabalamak sayesinde elde ettiği işi yeni bir teknoloji tarafından tehdit edildiğinde birden işsiz kalabilir ve bir ömürlük düzeni kaybolabilir.
Sayfa 277
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir avcı-toplayıcının fiziksel özellikleri ile bugün hiçbir sporcunun yarışamayacağı söylenir. Onların doğada hayatta kalmak için sezgilerine, dikkat gücüne ve hislerine bugün sahip değiliz. Avcı-toplayıcılıkta ödüllerin kendisi, onları kazanmak için gerekli biyolojiyi besliyordu. Bu nedenle motivasyonlar, etkisi o an görülen sonuçlar içindi. Yiyecek bulmaya odaklanan bir beyin, çabası karşılığında yiyecek buluyordu. Bugün aynı beyni bir hesabı yapmak için kullanıyoruz, ama o hesabı yapmak karşılığı şirketin para kazanmasının bizim için doğrudan bir sonucu yok. Paranın bir "sahte uyaran" hâline geldiği tespit edilmiş ancak elimize geçen para bile beynimiz tarafından gerçek bir ödül olarak yorumlanmıyor.
Sayfa 277
Alıntı
Harari şöyle der. "Kendi dar uzmanlık alanınızla ilgili çok şey, fakat yaşamın diğer gerekliliklerinin çoğu için gözünüz kapalı başka insanlara güveniyorsunuz ki, bu insanların da bilgileri kendi dar uzmanlıklarıyla sınırlıdır. Kolektif insan bugün eski grupların bildiğinden çok daha fazlasını biliyor, ama birey olarak bakıldığında, eski avcı-toplayıcılar tarihteki en becerikli ve bilgili insanlardı. Avcı-toplayıcılık devrinden beri insan beyninin küçüldüğüne dair kanıtlar var. O dönemde hayatta kalabilmek, herkesin muhteşem zihinsel becerilere sahip olmasını gerektirirdi. Tarım ve sanayi ortaya çıkınca, insanlar hayatta kalmak için giderek diğer insanların becerilerine güvendiler ve 'embesiller için yeni fırsatlar' ortaya çıktı. Üretim bandında çalışan bir işçi olarak, sıra dışı olmayan genlerinizle hayatta kalabilir ve bunları bir sonraki nesle aktarabilirsiniz."
Sayfa 276
Alıntı
Ama bu çağa gelene kadar, Tarım Devrimi sonrasında zaten pek çok gerileme yaşadık. Boyumuz kısaldı, dişlerimiz küçüldü, çenemiz küçüldü. Doğum zorlaştı, dişlerimiz ağzımıza sığmaz oldu. Genetik ve metabolik hastalıklarımız arttı. Psikolojimiz bozuldu. Güneş ışığı görmez olduk, tarihte hiçbir canlının çalışmadığı kadar çalışıyoruz ve beynimize hiçbir canlının almadığı kadar bilgi dolduruyoruz. Fıtratımız ile bağımız tamamen kopmuş durumda. İlerlemenin bedelini biyolojik ve psikolojik olarak ödüyoruz.
Sayfa 256
Alıntı
Ateşin bulunmasından yüz binlerce yıl sonra, tarım toplumuna geçildi. Bu döneme kadar şeytan, Kur'an'da insana düşman değildir. Tarım toplumu ise cennetten kovulma manasına gelir ve insanı kandıran şeytandır. Bilim, insanın tarım toplumuna geçtiğinden beri keşfettiği her kolaylığa muhtaç hâle geldiğini ve hesap etmediği koşulların başka zorluklar ortaya çıkardığını söyler ve bu artık neredeyse her gün yaşanmaya başlamıştır. İnsan arayıp bulmak yerine kendi gıdasını dilediği kadar üretebilmek için tarııma geçiş yaptı; nüfus patlaması oldu, tarıma muhtaç hâle geldi. Yiyeceklerin daha lezzetli olması için pişirdi; sindirimi değişti, pişirmeye muhtaç hâle geldi. Ayrı sebeplerden beyni büyüdü, daha büyük bir beyinle hayatta kalmak durumunda kaldı. Kur'an'da bahsedilen şeytan; zor ama doğal olan yaşama teknolojiyi tercih etme, doğayı kontrol etmeye çalışma yönümüz olabilir mi? Yani "eko'yu "ego'ya değiştirmemiz? Şeytan diye bahsedilen, insanın egosu olabilir mi?
Sayfa 253
Alıntı