• exulansis 〄

• exulansis 〄
ᴛʜᴇ ᴄᴀᴘᴀᴄɪᴛʏ ᴛᴏ ʟᴇᴀʀɴ ɪs ᴀ ɢɪꜰᴛ; ᴛʜᴇ ᴀʙɪʟɪᴛʏ ᴛᴏ ʟᴇᴀʀɴ ɪs ᴀ sᴋɪʟʟ; ᴛʜᴇ ᴡɪʟʟɪɴɢɴᴇss ᴛᴏ ʟᴇᴀʀɴ ɪs ᴀ ᴄʜᴏɪᴄᴇ.
Kur'an "Tüm canlılan sudan yarattık" der, bilim tüm canlıların "su"da ortaya çıkmış ilk canlılardan türediğini söyler. Kur'an "İnsanı topraktan yarattık" der, bilim; insanın, memelilerin, kuşların, sürüngenlerin ortak atasının sudan "kara'ya çıkmış bir ortak atadan türediğini söyler. Bunlar gayet uyumludur. Peki, şeytan? Şeytanın ise "ateş"ten yaratıldığı söylenir. Antropoloji ve paleontolojiden bildiğimiz kadarıyla ateşin yarattığı iki şey vardır, sürekli büyüyen ve talepleri artan bir beyin ve sürekli ilerleme, yani teknoloji.
Sayfa 253
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gerçeği boşver, hele hakikat ta neymiş amaan?!
İçinde yaşadığımız çağ üzerine düşünen ve araştıran bilim insanlarının çok çarpıcı tespitleri vardır. Varılan sonuca göre insanlar artık gerçeğin ne olduğu ile ilgilenmemekte, siyasetçilerin yalan söylemesini umursamamakta, delilleri fikir değiştirmek için kullanmamakta, çelişkiler ve tutarsızlıkları görmezden gelmektedir. Harari şöyle der: "Gerçek şu ki hakikat hiçbir zaman Homo sapiens'in gündeminin tepesinde yer almadı."
Sayfa 243
Alıntı
Post-truth çağında, bilgilerin doğru yada yanlış oluşunun önemi kalmamıştır. Bir kitle, bir konuda kendisi gibi düşünenlerin açıklamasını bekler, bu ana kadar sessizdir. Açıklama geldiği andan itibaren o fikirdedir ve gerçeğin ne olduğu tarafını ya da fikrini değiştirmek için kesinlikle sebep değildir. Burada gerçek bilinmiyor değildir, sadece önemsizdir. Yalın Alpay post-truth dönemi ile ilgili şöyle der: "Hakikate karşı doğrudan bir girişim değildir, hakikati önemsemeyen girişimdir."
Sayfa 243
Alıntı
Stuart Sutherland da şöyle der: "Birine bir konu hakkında makul olmayan bir şey söylendiğinde hemen arkasından aynı zamanda makul ve mantıklı bir şey söyleniyorsa ilk şeye inanma eğilimi artar. Halbuki mantıksız bir şey söyleyerek beraberinde sunulan ne kadar mantıklı olursa olsun daha mantıklı hale gelmez." İnsan beyninin bu zaafı kullanılarak öncesinde başka bilgi ile doldurmak yöntemiyle dilediğiniz fikri zihne yerleştirebilirsiniz. Üstelik, bir şeye inandırdıktan sonra, delilleriniz yanlış çıksa bile insanlar fikrini değiştirmez. Sutherland şöyle der: "insanlar doğru olduğu söylenen bir bilgi için kendilerince bir açıklama uydurdukları zaman daha sonra o bilginin yanlış olduğu söylense bile kendi yarattıklan açıklamalara sadık kalıyorlar."
Sayfa 242
Alıntı
Daniel Kahneman, önce zeki olduğunu öğrendiğimiz bir kişinin inatçı ve kıskanç olmasını haklı görürken, kıskanç birinin inatçı ve zeki olmasını tehlikeli bulduğumuzu söyler. Alan'da önce iyi bir özellik öğrenir ve diğer bildiğimiz şeyleri bunun üzerine İnşa ederiz. Ben'de önce kötü bir özellik okur ve kötü düşünürüz. Her yeni öğrendiğimiz bilgi, bir öncekine göre yorumlanır. Bu deney ilk öğrendiğimiz bilgi üzerine tüm düşüncemizi inşa ettiğimizi gösterir.
Sayfa 240
Alıntı