Dilettante

Dilettante
Ne sizi tanıyasım var ne de kendimi tanıtasım geliyor. #305760478 Yeni yerler, yeni müzikler, yeni filmler, yeni kitaplar, yeni hayatlar, yeni bakış açıları keşfedin! Sabitlenmiş gönderiyi okuyunuz.
Bir an için o kızı ara­mak geldi içimden. Sonra onu iki çocuğu ve kocasıyla hayal et­tim; ilişkimizi mutfağın üst rafına bir yere, boş baharat kavanoz­ları ile annesinin tariflerinin olduğu defterin arasına çoktan sıkış­tırmış bir kadın. Hem ondan ne isteyecektim yenileme, canlan­dırma, hatırlatma? Neyi hatırlatacaktı - gözlerinin belirsiz rengi­ni mi? Yoksa dileğim daha mı benmerkezciydi - var olduğumdan emin olmam için başımıza gelenleri anlatacaktı, iki-üç anı, fazla değil. Birkaç geziyi, birkaç kelimeyi, o zamanlar nelere güldü­ğümüzü hafızama iade edecekti.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Sen asla emin olamazsın, bana o yüzden muhtaçsın, diyerek asabice sözümü kesti Gaustin, yapmaya cesaret edemediğin şey­leri yapacak birine ihtiyacın var.
Önünde sonunda gelir o zaman
Aşk zamanı sona ermiş­ti, nefret zamanı geliyordu. Nefret gayrisafi yurtiçi hasıla olsaydı bazı ülkelerde refah seviyesi yakında tavan yapardı.
Resmi olarak hiç kimse pantolonları ve Avrupai kıyafetleri ya­saklamamıştı. Ancak sana ters bakmalarını veya yanından kü­çümseyerek geçmelerini istemiyorsan, atılan laflardan, daha son­ra da birkaç yumruktan korunmak istiyorsan, bulunduğun yere gö­re üstüne bir aba almakta veya deri Tirol pantolonu giymekte ya­rar vardı. Her çoğunluğun yumuşak zalimliği.
Eh, bir cinayetin meşrulaştırılması gerek­tiğinde insan uygarlığı çok gelişmiştir. Onu bu konuda asla hafife almayın. Daima güzel bir sözcük uydurur.