Dilettante

Dilettante
Ne sizi tanıyasım var ne de kendimi tanıtasım geliyor. https://1000kitap.com/gonderi/305760478 Yeni yerler, yeni müzikler, yeni filmler, yeni kitaplar, yeni hayatlar, yeni bakış açıları keşfedin! Sabitlenmiş gönderiyi okuyunuz.
Bir eş, bir anne
Ankara, 1995
789 okur puanı
Ağustos 2015 tarihinde katıldı
6/10
·296 syf.··
2026 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 17:30
Hakkında ne düşüneceğimi bilemediğim kitaplardan biri oldu. Kendi görüşümü belirtmeden önce kısaca kitabın konusundan bahsedeyim. Kitap alzheimer ve demans hastaları için geçmiş klinikleri kurulmasıyla başlıyor, bu hastalar geçmişle tedavi ediliyor, kayıp zamanlarını bulmalarına yardımcı olunuyor. Daha sonra fikir giderek büyümeye başlıyor, 60’lar 70’ler gibi onlu yıllara bölünmüş zaman sığınağı adını verdikleri odalar kuruluyor, o da yetmiyor zaman sığınağı odaları hastalar aileleriyle birlikte yaşayabilsin diye mahallelere dönüştürülüyor. Artık hasta olmayan ama geçmişte yaşamak isteyen insanlar da bu mahallelerde yaşamak istiyorlar, iş çığırından çıkıyor. Fikir Avrupa’da yaygınlaşıyor her ülkede her şehirde zaman sığınakları kurulmaya başlanıyor ve artık öyle bir noktaya geliyor ki ülke çapında geçmişe gidilebilir mi tartışması başlıyor, hangi yılda yaşamak isterdiniz? Sorusuyla referanduma gidiliyor, halk oylama yapıyor ve ülkeler oy çoğunluğu ile seçilen yıllara geri dönüyor. Böyle anlatınca konu aslında oldukça ilgi çekici fakat bir yerden sonra tarihi bilgiler arasında sıkışıp kalıyorsunuz, kurmaca bir roman okuyorum zannederken kitap birden ülkelerin geçmişlerindeki önemli olayları, kişileri ve tarihleri anlatmaya başlıyor, bir romandan ziyade tarih kitabı okuyormuş hissine kapılıyorsunuz. O yüzden kitabın en akıcı kısmı geçmiş kliniklerinin geliştirildiği ikinci bölümdü. İlk bölüm kitabın ne anlattığını anlamakla geçti, ikinci bölümde kitap beni içine çekti, üçüncü bölümde referandum olaylarının başlaması ve bolca tarihi bilgiyle konudan koptum geri kalanı da zor bitirdim zaten. Bölümler arasında bir bütünlüğün olmaması beni çok zorladı, konudan konuya atlaması kopuk kopuk bir okuma yapmama neden oldu. Yazarın sonlara doğru kendisi hakkında verdiği
1000Kitap
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,686 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Nazım Hikmet - Belki Birimiz Öleceğiz
Asla beraber olamayacağız. Aynı evi, aynı teni paylaşamayacağız. Aynı masada oturmayacağız. Hatta aynı şehirde bile oturmayacağız. Belki bir gün son kez görüşeceğiz, ikimiz de bunun son olduğundan habersiz. Son kez el ele gezeceğiz, belki de son kez söyleyeceğiz birbirimizi sevdiğimizi. Yine beraber planlar yapıp, tutamayacağımız Son sözleri vereceğiz birbirimize. Ve elbette yollarımız yine ayrılacak bir gün. Sonra aramıza şehirler girecek, Hiç karşılaşmayacağız. Tesadüfler bile bir araya getiremeyecek. Sonra da belki birimiz öleceğiz, diğerimiz hiç bilmeyecek. Nazım Hikmet RanNazım Hikmet Ran
Şiir
Bir insan sevmek, onun gerçeklerini anlamaya çalışmayı da içerir.
İster sevgili, ister dost olsun, Ayrılmak saati gelip çattı mı, sakın gizleme; Sen omuzdan kesilmiş bir çaresiz kolsun. Eskiye de boş ver onu da eşeleme; Ne iyiydik'ler, yine görüşürüz'ler Dikenli tel gibi takılmasın boğazına. Biliyorsun bu sözler inandırıcı değiller. Çoğaltmadan katlan acının en azına; Bekleme aracın kalkmasını, ayrılıklar götürü. Karış telâşlı bir kalabalığın içine, Yürü ardına bakmadan, durmadan yürü; Yeni aşkların, yeni dostlukların geleceğine. Alıştır kendini her şey biter ve gömülür; "Ve nice yazlardan sonra kuğu da ölür."
Sayfa 404·Kitabı okudu
Şiir