Biri olmalı orada, gökyüzünde yakarışımızı duyan ya da kör kuyuya düştüğümüzü bilen biri. Yardım etmesi değil, sırf bizi kimsesizlikten kurtarması için; otlar, böcekler, kuşlar için olmalı. Yoksa bütün bu yıldızların arasında, sonsuz karanlığın içinde, nereden gelip nereye gittiği bilinmeyen zaman ırmağında insan çok yalnız, çok çaresiz kalır.