Her şey mümkün, imkan kadar... Yine her şey biraz da insan kadar. Mekanlar kültürleri mutlaka etkilemiştir. Etkileri gözlemlenebilir, ama hiçbir mekan insan kadar etkileyici ve muazzam değildir. Onun için doğanın manzarasına bakan herkes yaklaşık aynı yeşil ve mavi tonları yakalarken, aynı insana bakan binlerce farklı insan, farklı şeyler görür.
Akıl çağının sunduğu bu geniş, uzay boşluğuna keşif merakında insanoğlu günbegün ilerliyorken, yaşadığı uzayın yaşamasını bildiği en değerli küresinde geri kalmış ve çalkantılı çağların tam ortasında, telli baba türbesindeki masum ablalar gibi, "Al sana bir göbek ver bana bir bebek" dercesine.. Al sana gelecek ver bana geçmiş diyorum. Şarkıda da söylediği gibi... "Gitmek kolay ya sonrası, silebilir misin sende kalan dudaklarımın nemini..."
Hepimiz bu dünyanın, toprak dudakları ile öpüldük..
Geleceğin hayalleri ve umutları ile seviliyoruz..
t.me/bikitapbikahve
Tosbağa Dergi 4. Sayı
Bir dostum yıllar evvelinde
Kol kaptırma hadisesinden sonra kolunun orta yerine ince bir çizik atıp bunu kendisine Plimsol çizgisi olarak işaretlemiş.
(Canının yanması insanın ruhunun kanamasından daha mi az acıtır bilemiyorum.) Sonra ki yıllarda karşısında ki kim olursa olsun
"mesafemi hatırlatmaya yarıyor" der.
Yani insan kendinden değil daima yükünden vermelidir. Ellerinle verdiğin şey seni eksiltiyor ya da bir şey katmıyorsa, dengeni bozuyor senden götürüyorsa işte orada batıyorsun.
Bazılarımız şikayet eder, bazılarımız dersler çıkarır, bazılarımız da
dersler çıkaranları görüp ders çıkarırlar.
Bu üçünden kimi zaman biri, kimi zaman ise ikisi oluruz.
Şıkları en azından teke düşürmek ve "şikayet" olanı direkt elemeyi
becerebildiğimizde ataların tavsiyelerini gelecek kuşakta yenileri ile
değiştiren güzel adımları atar mıyız?
Neden olmasın?
Dert birdir, sızlanırsan iki olur.
t.me/bikitapbikahve
Tosbağa dergisi 4. Sayı
Kendi yaşamınızın estetik cerrahisi olduğunuzda, hayatınızda neyi değiştirmek
istediğinizi, neler çıkarıp neler ekleyeceğinizi daha net görmeye başladığınızda,mevsim geçişi gripleri ardından gelen uyumun güzelliğiyle bir sonraki geçişe dek,devam etme gücünüzü diri tutabileceksiniz. Beden ruha sadıktır. Bedeniniz, eğer sağlığınızda yolunda gitmeyen bir şeyler varsa ruhunuzu size anlatmak istiyor olabilir. Onu yok saymayın. Ruhun kıvranışlarına kayıtsız kalmanın, var olanı her ne olursa olsun sürdürmeye çalışmakla daha iyi olacağı yanılgısına kapılmayın.
Hem ne diyordu Tebriz'in güneşi; "Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye, endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?"
t.me/bikitapbikahve
Tosbağa dergisi 4.sayı