Senden Önce Ben’in devam kitabı olduğunu duyduğumda çok sevinmiş ama bir yandan da korkmuştum. Senden Önce Ben çok güzel ve özeldi. Lou ve Will kalbime dokunabilmeyi başarmışlardı. Bu yüzden ikinci kitabın vasat olabileceği ve bunu bozabileceğinden korktum ama düşündüğüm gibi olmadı. Bu kitap bana çok doğru geldi. Kitap ilerledikçe ve olaylar geliştikçe, “Evet,” dedim. “Lou’nun hissettikleri aynen böyle olmalıydı.”
Yazar kitabın ilk sayfalarında öyle noktalara değinmiş ki yarım sayfa gülerken, yarım sayfa gözlerim doldu. Kitap boyunca çok eğlendim, çok düşündüm ve evet çok ağladım ama her 10-15 sayfada da, “Evet böyle olmalıydı,” dedim. Lou’nun Will’den sonra hayatının neden bu şekilde olduğu, neden bu şekilde hissettiğini ve düşündüğünü, kendim hissediyormuşçasına anladım. Kendi kendini sorgulaması, hissettiklerinden şüpheye düşmesi, içindeki boşluğu anladım. Buna hak verdim.
Bu hayatta iyi kötü bir şeyler yaşamış olan her insan bu kitaptaki gelgitleri anlayıp Lou’ya hak verecektir.
Lou zaten sevdiğim bir karakterdi ve bu kitapla birlikte sevgimi pekiştirdi.
Bu kitabı okurken bir kaç şeyin farkına vardım aslında. Sevdiklerimiz öldükten sonra da onları hayatımızda yaptıklarımızla yaşatabileceğimizi öğrenmiş oldum. Sevdiklerimizden sonra hayatın Senden Sonra Ben’i geride kalanların umutlarına bağlı olduğunuda öğrenmiş oldum. Hiçbir zaman umudumuzu kaybetmemeliymişiz.
Kitaplı ve sağlıklı günler dilerim.