Ebe doğumdan birkaç ay evvel tutulur; evine sabun, kahve, esvaplık çamaşır gibi hediyeler gönderilirdi. Bu hediyelerin birer manası da vardı. Mesela sabun, “ Ebe Hanım, senden temizlik isterim!” demekti. Esvap ve çamaşır “Başka yerde giydiğini bizde giyme!” kabilinden bir ima idi. Kahve de “Uyanık dur… Uykuya dalma!” şeklinde bir uyarıydı. Ayrıca ebelerin ailede mühim mevkileri vardı. Bütün ev ebe hanımın önünde ardında dolaşır, onun bir dediğini iki etmezdi.
“Ben evliyim, hem de sevişerek evlendim. Muhabbetimiz şimdiki aşklar gibi üç saatte tükenmedi. Hatta tükenmek şöyle dursun; günler, haftalar, aylar, seneler, geçtikçe aşkımız artıyor. Aramızı hiçbir münafık açamaz. Hem benim karım her kadın gibi yaşını saklamaz, kıskançlığı yoktur. Tuvalet, güzellik delisi değildir, melek gibidir. Ben kitaplarımla evliyim yahu, kitaplarımla…”