O zaman, insanoğlu tutkularıyla sürüklenmiş zavallı bedenlerimizden geriye bir şey kalmayacak, biricik sevgilim. Ve gözlerinin içinden birbirlerine bakan ruhların o zaman nerede olacağını kim söyleyebilir? Eğer Tanrı, Augrim'de ya da Oranmore'da, bir yabani çalılıktaki yağmurla ıslanmış yalnız koyu-mavi bir garip çiçeğin üzerinde, ebediyen usul usul esmesine izin verirse, o zaman, ruhumun rüzgârda dağılıp gitmesi için dua edeceğim.
Eğer bu yazdığım pis şeyler seni aşağılı- yorsa daha önce yaptığın gibi beni kendime getir.
Seni seviyorum, Nora. Ve bana öyle geliyor ki bu, sevgimin bir parçası. Beni affet! Beni affet!
Nora, benim sadık sevgilim, benim tatlı gözlū küfürbaz okul kızım, nasıl beğenirsen (benim küçük kudurmuş metresim! Benim küçük şikişken orospum!) öyle orospum ol, metresim ol. Sen her zaman benim çalılıklardaki güzel yaban çiçeğimsin, yağmurla ıslanmış koyu mavi çiçeğimsin.