"Sorun yok,"dedi sakin bir sesle. "Sadece kafamı toplamam gerekiyor,halledeceğim. Bazen ağır geliyor ama bilirsin,gizlemek konusunda da acıları güce dönüştürmek konusunda da çok iyiyimdir."
"Sanırım,"dedim Tugay'a doğru. "Ben de her eve lazım bir Suç Kraliçesi'yim artık."
Tugay da kendini tutamayıp güldüğünde diğerleri delirmişiz gibi bizi izledi. "Yok," dedi Tugay. "Sen sadece bana lazımsın."
"İmkansızlıklar bile,"dedi kulağıma doğru. "İmkan dahilinde,eğer Tugay Demir Çeviker var ise." Bu cümleler güven vermişti,garipti. "Uyu,uyu ki yarınlarını güzelleştireyim,ilk önce sen iyileş,sonra bizi iyileştireyim."
"Bir gün evlenme teklifi edecek olsam epey eşsiz olurdu."
"Mesela?"
"Mesela bütün dünya bu evlilik teklifinden haberdar olurdu,elbette kabul edilirse."
"Hmm, evlenme teklifinin reddedileceğini düşündüren nedir?"
"Bilmem ki,delinin biri olur belki evlenme teklifi ettiğim kişi,sağı solu belli olmaz,canı sıkıldıkça beni öldürmekle tehdit eder,o gün tersine gelirsem al o yüzüğü bir tarafına sok diyebilir.""tüh kere tüh,bu çok çok kabaydı."
"Demiştim," dedi hapishanedeki başka bir anıyı gözlerimin önüne sererek. "Sana söylemiştim,ben her eve lazım bir suç kralıyım,bir evde yaşarsam o evi cennete çeviririm. Nefes almam bile yeterli."