"Şey" bir bakıma, başkalarının bizde gördüklerine inandıkları ve aslında biz olmayan imgelerden oluşur. "Şey" olmaya zorlandığımız için güvenliğimiz nedeniyle bilinç altında sinsice biriktirdiğimiz kızgınlığımız, kendimizi değersiz hissetmemize neden olur. Değersizlik duygusunun temelinde bu kızgınlık bulunur ve insanın dünya ile olan ilişkilerini çeşitli biçimlerde ve dolaylı olarak yönlendirir. Bilinçaltındaki kızgınlık ve isyanı denetim altında tutabilmek için çevresine sürekli ödün veren verdikçe daha çok kızan, kızdıkça daha çok veren kısır döngüye kapılmış insanların sayısı hiç de az değil. Bu nedenle etrafımızdaki meleklere temkinli yaklaşmalıyız, iyice tanıyana dek. Bunu sadece klinik deneyimlerimden değil, kendi yaşadıklarımdan da biliyorum.