Beni acıtan ayrılık değil; yüreğimin ta derinliklerini sarsan, anıların güzelliğidir. Ruhumun kederini, boş umutlarla avutmaya çalışıyorum; oysa o kalbin bana duyduğu şefkat, şimdi nerede?
- Acının çeşitliliği -
Benim için bir tanesini söyleyeyim
İnsan sevdiğinin zor gününde yardım uzatamadigi o eli taşırken sanki o el ona yükmüs gibi hisseder, acıyı çeken kişi o tanıdık acı hissiyle mayışık hissederken ve o acının içinde yüzerken seven kişi burdaki adaletsizliğin terazisine katlanamaz çabalar ama işte nafile, o el bı kere yük olarak geri iade edildi, acı çeken o eli tutacak kadar acının sarhoşluğundan kurtulamadı. Bu yüzden seven insanda acıyı çeker ama karşısındakinin acısını derinden hissetmez belki ama yardım edememenin vicdan azabını iyi hisseder... Ve öfkesinide
Son iki paragraf spoiler içerir
Konuya önce kitabın okuma akışından sonra da konusundan gireceğim.
Kitap boyu martının edebiyat alanı olsun her alanda gelişmesiyle kelime dağarcığınin fazlalasmasi, kitabın okunuşunu baya zorlaştiriyor. Bu yüzden okurken bir sürü kitaptan alınan tanık göstermelere maruz kalabiliyorsunuz. Kitabın dili kavramlar ve edebiyat alanında bilgi açısından zor olsa da gayet anlasilir bir konuda devam ediyor. Başlarda sıkılabilirsiniz cunkü nerdeyse kitabın yarısından fazlasinda martinin aşkı için kendisini nasıl gelistirdigini okuyorsunuz. Martin isimli kardeşimiz halkın sefil kesiminden, düzenli denizcilige giden bı abimizdir. Bi gün sosyoteden birisini bı kavgada kurtarinca yemeğe davet edilir. Davet edildiği yemekte güzelliğine bin kitap yazilcak kadar güzel olan, (Jack London yazdı;) gittiği ailenin kızına ilk görüşte aşık olur. Ve o kız ile kendisi arasında sınıf farkına dayanamayıp kendi içindeki mücevheri çıkarmaya calisir. O günden itibaren çok çalışmaya başlar. Bir gün calismalarinin sonucu kendisinde yazarlik gören Martin yazarlık yapmaya çalışır ama editörler bu işi baya zorlastirir. kızın ailesinin martini başıboş gezen işsiz olarak gormelerinden dolayı ortaya çıkan bir takım sorun kitabın sonlarindw bir kaç olay ortaya çıkarır. Bu macerada martının tanıştıkları, ona katilan her bilgi dolu kelime çok anlamlıdır. Martının bu yolculuğunda yanında eşlik edenler çok önemli rollere sahiptir. Martin, geliştikçe bu dünyaya ait olmadığını dusunmeye başlar. Cok yuksek kesimden gördüğü insanlarin aslında kendisinin yanında artık bir hiç olduğuna tanıklık eder
Bence kitaba ilk basladiginizda monoton bulacaksınız ama bence bi şans verin ve sonuna kadar okuyun
Kitabın sonuna ithafen saat gece 00.00
Yüzümü gören mutlu sanıyor?
Oysaki ruhum