Kızlarının düğünsüz evlenmesine
razı olamayacağını söyleyen ailenin aslında razı olamadığı şey, aile bunun farkında olmasa da, kızın bedenini karşılığında bir bedel ödenmeksizin teslim etmektir. Düğün için ne kadar masraf edilirse, çaba harcanırsa gelinin sözde o kadar onurlandırıldığının düşünülmesi aslında gelinin onurlandırılmasıyla değil, beden karşılığında verilen tazminatın yüksek olduğunun hissedilmesiyle, ailenin, kızlarının bedeninin artık bir başka ailenin malı olması kadar acı bir durumu kabullenebilmesi için verilen tesellinin yüksek tutulmasıyla ilgilidir. Bu,
tabii ki, düğünden önce kızın ailesi tarafından istenen şeylerde de böyle. Kızın ailesi, küçük düşürücü olarak algıladıkları, ama kızları kız olduğu için kabul etmek zorunda oldukları bu
durumu, gururlarının son kırıntısını artık daha çok ezdirmemek, başlarını biraz olsun dik tutar hissedebilmek için, çiftin yatak odası takımını alarak dengelemeye çalışır. Gelinin ailesinin aldığı şeyin yatak ve yatak odası takımı olması, tabii ki tesadüf değil.
Memleketimizin kadın ve erkeklerini, biri diğerini sürükleyen ve taşıyan değil, el ele ve aynı tempoda yürüyen iki mahluk olarak göreceğimiz günün uzak olmamasını dilerim.