Adını sürekli duyduğum ve merak ettiğim bu kitabı sonunda okuyabildim. Beklentilerimi karşılayan bir kitap oldu.
Kitabın ilk sayfasından itibaren vahşet, korku ve işkence sizi karşılıyor. Karakterimiz Alex ve çetesi ile birlikte gecelerde dolaştıktan sonra birden kendimi Alex' in kobay olarak kullanıldığı insanlık dışı bir deney içerisinde buldum. Yapılan deneyde "Ludovico Tekniği" kullanarak suçlu olan Alex' i topluma kazandırmak isteyen hükümet karakterin beynini yıkadı ve ona verdikleri bir ilaç ile seçim yapma şansı bırakmadı. Bu deneyin sonunda Alex topluma kazadırıldı, kötülükten vahşetten uzak durdu ama seçim yapamadığı için silinen,hayattan kopan ve yitik bir ruh oldu.
Bu kitaptan kendime çıkardığım sonuç: İnsan bir "Otomatik Portakal" değildir. Yaptığı seçimler iyi ya da kötü olsun, kendi seçimlerini yaptığı sürece insandır. İnsan seçimlerini kendi yapamadığı zaman yitip giden bir ruh olacaktır.
Bir öğretmen adayı olarak bana yol gösterici bir kitap oldu. Kitap içerisinde öğretmenliğe 21 farklı bölüm ve konu üzerinden açıklama getirilmiş. Okuduğum her bölümde öğretmenlik ne demek, öğretmen olmak ne demek, bir cana nasıl dokunulur daha iyi anladım. Kitabın asıl amacı öğretmenlik mesleği nasıl yapılır değil, nasıl öğretmen olunuru anlatmak ve bu kitapla amaçlarına ulaştıklarını düşünüyorum.
Beni kitap içerisinde en çok etkileyen 13. Bölüm içerisinde geçen "Öğretmen, öğrencilerinin olabileceklerinin en iyisi olmalarına kendini adamıştır; bu amaç doğrultusunda emek ve zaman verir. Karşılığında beklediği yegane şey şey ise öğrencilerinin gelişip mutlu birer insan olmalarıdır." cümlesidir. Öğretmen olabilmenin ancak sevgi ile mümkün olabileceğini anladım bu cümle ile. Her öğretmen ve öğretmen adayı bu kitabı okuduğuna kendine göre anlamlar çıkartıp bunu meslek hayatına yansıtacaktır eminim. Tüm öğretmenlere ve öğretmen adaylarına tavsiye ederim. İyi okumalar.