Rahiş

Rahiş
@Rahimeates
İnsanoğlu plan yapar ve Tanrı güler.
Ne okudum ben :D
8/10
·432 syf.·
2023 106. kitabı
Herkese selam. Bugün Penelope Douglas adlı yazarla tanışmama vesile olan bu kitabı yorumlamak istedim. Açıkçası yazarın daha önce bir kitabını okumadığım için ne türde yazdığını bilmiyorum ama eğer bu okuduğum kitap gibi dark romance yazarıysa kesinlikle başarılı bir yazar olduğunu düşünüyorum. Ben çoğunlukla polisiye, psikolojik gerilim okumayı seven bir insan olduğum için dark romance kitaplarıyla ilgili Grinin Elli Tonundan, Made serisinden, Acımasızlar serisinden öteye çok bi fikrim yok. O yüzden bu kitap hakkındaki fikirlerimin de kişisel fikirlerim olduğunu göz ardı etmeyiniz lütfen. Önce konusundan bahsetmek istiyorum; Erika (Rika) adlı bir kızımız var, erkek arkadaşının abisi Michael'a küçüklüğünden beri bir sempatisi var. Büyüdükçe bu sempatinin nereye evrildiğini tahmin etmek zor olmasa gerek. Erika'ya göre Micheal hiçbir zaman onun farkında olmayan (kesinlikle farkında bu arada), ürkütücü, karanlık, gizemli ve tabii ki uzun boylu yakışıklı biri.Bir de Micheal'ın arkadaşları var; Will, Kai :D, Damon (adıyla müsemma). Mahşerin dört atlısı. Lise dönemlerinde az kök söktürmemiş yakışıklı çetemiz bunlar. Bu arada bu karakterlerin hepsinin zengin olduğunu ve istedikleri her şeyi yapabildiklerini, hesap vermediklerini söylememe gerek yok sanırım. Ama 3 yıl önce yaşadıkları birtakım olaylar silsilesi ile bu üç arkadaşımız hapishaneye giriyor. Ve suçladıkları tek bir kişi var o da Rika. Bu üç yıl boyunca dışarıda kalan Michael kendini ister istemez suçlu hissederek intikam planı için çalışmalarına başlıyor. Öyle ki içerdeki arkadaşlarının yaşama tutunma sebepleri haline geliyor bu intikam. Neyse içerideki üçlü dışarı çıktığında Mahşerin dört atlısı 3 sene sonra tekrar sahalara geri dönüyor ve oyun başlıyor. Kitap geçmiş-günümüz şeklinde ilerliyor. Olayların neden ve
1000Kitap
Günaha DavetPenelope Douglas · Dex Kitap · 2023781 okunma
Rahiş
Selam! Kitabı bitirdiğimde ben de aynı şeyi sordum " Ne okudum ben?" Ama beni bu tarza alıştıran bir kitap oldu🙈kendisi. Kitapla ilgili güzel bir bakış açısı yakalamışsın: " Kesinlikle aşk değil!" Emeğine sağlık!
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·400 syf.··
2023 12. kitabı
Vay be cidden karman çorman bir beyin ile buradayım. Yarım saattir ne okudum diye düşünüyorum.. Kitabı daha doğrusu setini (3 kitap) bir öneri üzerine aldım. Açıkçası fantastik sever bir okur olarak cidden her dakika önüme çıkan bir kitaptı. Öneriyi de alınca kaptım seti. Ancak ilk kitap beni maalesef tatmin etmedi. Yani o kadar çok söylemek istediğim şey var ki bunları sizin için ve kendim için özetleyeceğim. (Spoiler olabilir!!) Kitabımız Alice Harikalar Diyarının devamı niteliğinde. Ben sadece filmi izledim. O yüzden orjinal kurgu yazarının (Lewis Carroll) nasıl bir anlatıma ve kurguya sahip olduğunu bilmiyorum. Ancak bu kitap bana aşırı farklı geldi. Bunlar ne söyleyeyim; dili akıcı ve her sayfa dolu dolu. Ancak bakın özellikle söylüyorum, benim en sevdiğim kurgu türü fantastik. Yani bayılıyorum okumaya. Lakin bu kitap başka bir şey yani. Okurken dedim 'Bu nee?' O kadar abartı var ki; karakterlerin tiplemeleri, evreni, olayların akışı, kurgu. Tamamen bir abartı üzerine kurulu. Hadi bunları bir süre sonra kabul ettim sonra olaylar çıktı. Bir türlü bitmiyor. Sonsuz bir olaylar döngüsü var kitapta. Allah'tan sonu güzel bitti, gerçekten sonu kötü bitseydi kitabı sinirden fırlatabilirdim. Yani kitap genel olarak merak uyandırıcı bir kurguya sahip, ki ben merakla her bir sayfayı okudum. Alsanız okunur. Ancak dildeki, kurgudaki, karakterlerdeki abartı beni maalesef bunalttı. Anlatımı bunlara rağmen şaşırtıcı bir şekilde çok akıcı. Karakterler ise; ben kitapta bir tek Jeb'i sevdim. Gerisi çöp. Bakın sayfa 100'e kadar kitap bende 7/10 gidiyordu. Sonra hop bir baktım Morphues geldi. (Bu karakter benim zayıf noktam, her kurguda tek geçerim) Kitap o geldiği an bende 8/10 oldu. Ancak ilerleyen zamanlarda maalesef ondan da hiç hoşlanmadım. Kısacası öyle böyle kitabı bitirdim. Ne
Fantastik
KraliçeA.G. Howard · Pegasus Yayınları · 2017440 okunma
Rahiş
Ahh çoook sevdiğim bir seriydi keyifli okumalar dilerim.
HER ŞEY AŞK İÇİN
8/10
·240 syf.·
2023 41. kitabı
Sis, İspanyol yazar Miguel de Unamuno tarafından yazılan kitap. Benim de okuduğum ikinci Miguel de Unamuno kitabı. Bundan önce yazarın Yaman Adam adlı kitabını okumuş ve beğenmiştim. KİTABIN KONUSU Augusto Perez, anne babası vefat etmiş, bekar bir adamdır. Oldukça zengindir. İki uşağıyla birlikte yalnız başına yaşamaktadır. İnsanlardan pek haz etmez ve evine misafir kabul etmez. Yalnız başına takılmayı sever. Bir gün sokağın başında durmuş, ne tarafa gitsem diye düşünürken güzel bir kadına rastlar. Bir anda büyülenir ve kadını gittiği yere kadar takip eder. Evine kadar takip ettiği kadının hizmetçisine biraz para verip ondan bilgi alır. Bu güzel kadının adının Eugenia olduğunu, bekar olduğunu ama sözlüsü olduğunu öğrenir. İlk görüşte aşık olan Augusto’nun hayatı bir anda değişir. Öncelikle Eugenia’yla tanışmalıdır. Sözlü olması onu yıldırmaz. Aşkını ilan eden bir mektup yazar ve Eugenia’nın hizmetçisine verir. Eugenia’nın vereceği cevabı ümitle bekler. YORUM VE GÖRÜŞLERİM Sis, karşılıksız bir aşk hikayesini anlatıyor. Son derece gerçekçi, yalın bir anlatımı var. İnsanın içine işliyor. Kitabı okurken Augusto’yla birlikte ben de acı çektim. Izdırabı öyle çoktu ki buna kayıtsız kalamadım. Kitabın temposu inişli çıkışlı. Çok monolog var. Augusto sürekli kendi kendiyle konuşuyor. Bu monologların bazıları keyifliydi, bazılarıysa sıkıcı. Kitabın ilk bölümü muhteşem. Hem temposu, hem konuyu işleyişi bakımından. Ağızda leziz bir tat bırakıyor. Ancak kitabın ortalarına doğru tempo düşüyor. Biraz durağanlaşıyor. Son bölümdeyse tekrar eski temposuna kavuşuyor. Başladığı şekilde bitseydi bir başyapıt olabilirdi Sis. Buna rağmen iyi bir kitap. Başarılı. Sis, hem aşkı, hem de ölüm konusunu işleyen felsefesi olan bir kitap. Doyurucu, temeli sağlam, kurgusu başarılı. Tavsiye
Edebiyat
SisMiguel de Unamuno · Can Yayınları · 20246bin okunma
Rahiş
Emeğinize sağlık, harika bir inceleme olmuş. Okumak istediğim bir kitaptı ve düşünceleriniz yol gösterdi. Teşekkür ederim.
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2022 70. kitabı
“-Dont forget, -Forget what? -Me.” Adeline LaRue, 1700’lü yıllarda Fransa’da yaşayan, hayalperest, maceralara meraklı, evlenmek yerine hayatını yaşamak ve yaşadığı küçük kasabadan çıkıp keşfetmek isteyen bir kızdır.Buna rağmen evlenmek zorunda bırakılır, tam düğününe gideceği anda ormana kaçar, karanlıkta dua etmemesi tembih edilmesine rağmen dua eder ve bir karanlıkla, hayatını inanılmaz şekilde değiştirecek bir anlaşma yapar. Kimseye bağımlı olmadığı, özgür ve sonsuz bir hayat yaşayacaktır.Bunun karşılığındaysa bir gün ruhunu, bu hayatı yaşamaktan sıkılırsa eğer, anlaşma yaptığı karanlığa, Luc’a verecektir.Eddie istediği hayata kavuşur ancak sonuçları acı olur, kimse onu hatırlayamıyor, hayatta hiç bir iz bırakamıyor, yazı bile yazamıyor, adını bile söyleyemiyordur.Güzel de olsa zor bir hayata başlar.Derken kimsenin onu hatırlamadığı 300 yıl yaşar ve bir gün Henry Strauss ile karşılaşır, onu hatırlayan, unutmayan ilk ve tek kişiyle. “She fell in love with the darkness many times, fell in love with a human ones.” O kadar güzeldi ki, her satırı ayrı üzdü, ayrı sevindirdi, ayrı etkiledi.Eddie ve Henry’ye ne desem az kalır, Luc’tan bile nefret etmem gerekirken edemedim.Keşke dilimize çevrilse de kitaplığıma ekleyebilsem.Yazara bir kere daha hayran kaldım.
The Invisible Life of Addie LaRueVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Tom Doherty Associates · 2020547 okunma
Rahiş
Rica ederim. Okumak istediğim kitaplarla ilgili yorumlarınıza da baktım. Emeğinize sağlık, bilgilendirici oldu benim için.
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2022 70. kitabı
“-Dont forget, -Forget what? -Me.” Adeline LaRue, 1700’lü yıllarda Fransa’da yaşayan, hayalperest, maceralara meraklı, evlenmek yerine hayatını yaşamak ve yaşadığı küçük kasabadan çıkıp keşfetmek isteyen bir kızdır.Buna rağmen evlenmek zorunda bırakılır, tam düğününe gideceği anda ormana kaçar, karanlıkta dua etmemesi tembih edilmesine rağmen dua eder ve bir karanlıkla, hayatını inanılmaz şekilde değiştirecek bir anlaşma yapar. Kimseye bağımlı olmadığı, özgür ve sonsuz bir hayat yaşayacaktır.Bunun karşılığındaysa bir gün ruhunu, bu hayatı yaşamaktan sıkılırsa eğer, anlaşma yaptığı karanlığa, Luc’a verecektir.Eddie istediği hayata kavuşur ancak sonuçları acı olur, kimse onu hatırlayamıyor, hayatta hiç bir iz bırakamıyor, yazı bile yazamıyor, adını bile söyleyemiyordur.Güzel de olsa zor bir hayata başlar.Derken kimsenin onu hatırlamadığı 300 yıl yaşar ve bir gün Henry Strauss ile karşılaşır, onu hatırlayan, unutmayan ilk ve tek kişiyle. “She fell in love with the darkness many times, fell in love with a human ones.” O kadar güzeldi ki, her satırı ayrı üzdü, ayrı sevindirdi, ayrı etkiledi.Eddie ve Henry’ye ne desem az kalır, Luc’tan bile nefret etmem gerekirken edemedim.Keşke dilimize çevrilse de kitaplığıma ekleyebilsem.Yazara bir kere daha hayran kaldım.
The Invisible Life of Addie LaRueVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Tom Doherty Associates · 2020547 okunma
Rahiş
Ahhh çok çok sevdiğim bir kitap. Aynı duyguları hissetmek güzel. Beni çok yoran ama duygudan duyguya taşıyan bir kitaptı. Yorumun mutlu etti beni☺️