Sol-sağ... Çılgın sevgilerin ve şuursuz kinlerin emzirdiği iki ifrit.. Toplum yapimizla herhangi bir ilgisi olmayan iki yabancı.. Sol 'un halk vicdanında yarattığı tedailer: casusluk, daraağaçları, Moskova; sağ' in muphem, sevimsiz, sinsi bir iki hayal. Hıristiyan Avrupa'nin bu habis kelimelerinden bize ne? Bu maskeli haydutlari hafizalarimizdan kovmak ve kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle anlayıp anlatmak, her namuslu yazarın vicdan borcu..
Politika ve aksiyon adamlarının en zayıf yanı , düşünce adamını küçümseyişleridir. Beyinle kol, nazariye ile aksiyon el ele vermedikçe, toplum sıhhate kavuşmaz..
Ben putperest değilim, kitaba tapmiyorum;içindeki ses, içindeki sevgi, içindeki ruh, içindeki çile, içindeki gözyaşı, içindeki tecrübe, içindeki Tanrı çekiyor beni...
Bir hayatım daha olsa, korkmadan dokunmak için yaşardım onu. Bir keklik beslerdim ellerimle, varsın uçsun sonunda. Bir çiçek büyütürdü., varsın solsun sonunda. Bir omuz ısıtırdım, varsın gitsin sonunda. Dokunurdum. Ben eriyene dek, o eriyene dek, biz hiclesip karisincaya dek bu derin boşluğa, dokunurdum. Ama yok bir hayatım daha. Bir hayat daha yok.
Yok..