Bu kitabında yazar bizi, içimizdeki kutsal olana götürmek istiyor. Fakat bu 190 küsür sayfa ile yapılabilecek bir durum değil. Hadi her şeyin özünü vermiş olsa belki. Fakat kitabın yarısı zamanında söylenmiş bazı söz alıntılarından oluşuyor ( bu sözlerden bazısı da konuyla alakasız). Hal böyle olunca Kutsal Olanı Arayabilmek yine başa düşüyor. Aslında düşündürücü, acaba yazar burada bize yardımcı olmazken, bizi kendimizle başbaşa bırakıp Kutsal Olanı Aramamızı mı sağlıyor?