Bize acı çektiren her insan, bizim kendisine atfettigimiz tanrısal bir varlığın kısmi bir yansıması ve en alt basamagıdır, ikisini bagdaştırdığımızda, bu tanrısal varlığı (Fikri) seyrederken, daha önceki istırap yerini bir anda mutluluğa bırakır. Yaşama sanatı, bize acı çektiren insanları tanrısal biçimlerine ulaşmamızı sağlayacak bir basamak gibi kullanmak ve böylece hayatımızı mutluluk içinde, tanrısal varlıklarla donatmaktır.
"İnsanlar çoğunlukla sevmek ister, ama bunu nasıl yapacaklarını bilmezler; yenilgi peşinde koşar, ama bulamazlar; deyim yerindeyse, özgürlüğe mecbur olurlar."
Bazıları romanın sinema perdesinde art arda dizilmiş olaylar gibi olmasını istiyorlardı. Abes bir görüştü bu. Sinema perdesindeki görüntü, gerçekte algıladıklarımıza en benzemeyen şeydir.