Alman havagemilerine ilişkin kafamda oluşan imgeyi hiç trajikleştirmemişti; ta ki bir gece, katil olduğunu bil- digim halde, hayalimde bir yıldız, bir gökcismi olan ve fırtınalı gökyüzünde sislerin arasında savrulan, parça parça beliren bir uçağın üzerimize bir bombayı bırakışını gözümün önüne ge- tirdiğim ana kadar. Çünkü bir tehlikenin kendine has gerçekliği ancak izlenim adını verdiğimiz, daha önce bildiklerimize indirgenemeyen bir yenilik sayesinde algılanabilir ve çoğu kez bu izlenim, bu örnekte de olduğu gibi, bir çizgiyle özetlenir; o çizgi bir amacı tanımlıyor, şeklini bozan bir eylemin gizli gücünü taşıyordu.
Çünkü hayat bize o kadar hayal kırıklığına uğratır ki, sonunda edebiyatın hayatls hiç alakası olmadığına hükmederiz ve kitapların bize sunduğu değerli fikirlerin yıpranma korkusu taşımadan, karşılık beklemeden, doğallıkla kendilerini gündelik hayatın ortasında sergilediklerini, örneğin Rusya'da bir akşam yemeğinin, bir cinayetin Rus özelliğini taşıdığını görünce şaşırıp kalırız.