J.Ram

Dünyanın şafağındaki tanrılar gibiydik ve neşemiz o kadar ölçüsüzdü ki gözümüz birbirimizden başka bir şey görmüyordu.
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Herakles o deliliğin pençesinde kendi karısını ve çocuklarını tanımamış, düşmanı zannederek onları öldürmüştü.Akhilleus, "Nasıl olur da karısını tanımaz?” diye sordu. "Delilik böyle bir şeydir," diye cevap verdi Kheiron. "Peki delilik nereden geldi üstüne?" Kheiron, "Tanrılar onu cezalandırmak istedi," dedi. Akhilleus, "İyi ama kadın için daha büyük bir ceza olmuş bu. Tanrılar adil davranmamışlar." Kheiron, "Tanrıların adil olması gerektiğini söyleyen bir kural yok, Akhilleus.Hem biri gitmişken dünyada kalmak daha büyük bir cezadır belki. "
Edebiyat
Thetis, ikinci derece tanrıların önemsizlerinden biriydi, yalnızca bir deniz nympha'sıydı.Hikâyelerimizde bu ilahlar işlerini yaltaklanarak, iltifat ederek, daha güçlü tanrıların lütuflarından faydalanarak halletmek zorundalardı.Kendi başlarına fazla bir şey yapamazlardı.Yaşamak dışında.Sonsuza dek yaşamak.
Edebiyat
Aşağılanmayı, Akhilleus'un sözlerinde saklanmış bir akrebi iğnesini çıkarmasını beklemekten vazgeçtim.Akhilleus gerçekten kastettiği şeyleri söylüyor, karşısındaki öyle yapmazsa da şaşırıyordu.Bazıları bunu budalalıkla karıştırabilir.Oysa her zaman yürekten gelen şeyleri söylemek de bir tür deha değil midir?
Edebiyat
Köleler satın alınır, savaşta ele geçirilir veya köleler tarafından doğurulurlardı.Gündüzleri şarap kadehlerini doldurur, yerleri ovar ve mutfakla ilgilenirler; geceleriyse askerlerin, evlatlıkların, ziyarete gelen kralların veya Peleus'un malı olurlardı. Bunun ardından gelen şişkin karınlar bir utanç kaynağı olmaz; daha fazla köle, yani kâr anlamına gelirdi.
Edebiyat