Bu kitap, bir çocuğun sessizce yaptığı bir yanlışın, yıllar sonra içini susturamayan bir vicdana dönüşmesini anlatıyor. Emir ve Hasan arasındaki bağ, sadece arkadaşlık değil; sadakatin, sınıf farkının ve sessiz bir sevginin karmaşık bir örneği. Hasan’ın Emir’e olan bağlılığı koşulsuzken, Emir’in kararsızlığı ve iç çatışmaları, hikâyeyi derinleştiren en insani taraf. Bir çocuğun, diğerinin suskunluğunda kırılıp yıllar sonra o sessizliği onarmaya çalışmasıydı belki de tüm hikâye.
Bazı kitaplar okurken değil, bittikten sonra daha çok konuşur.Sessiz kalmış duyguların, yıllarca üstü örtülmüş anıların içinden usulca geçiyor. Fazla söze gerek duymadan, sadece hissettikleriyle kalıyor insan. Ve bu sadelik, belki de en çok orada derinleşiyor.
Bitirdiğimde içimde burukluk değil, garip bir açıklık vardı. Bazı duygulara isim koymasam da tanıdık geldiler. Belki de sadece bir hikâye değildi okuduğum; kendime dair unuttuğum bir şeyle yeniden karşılaşmaktı. Ve bu bana iyi geldi.