Kafka, bütün hayatı boyunca, kendisini, ünlü öyküsü Dönüşüm'ün Gregor Samsa'sı misali, bir hamamböceği gibi hissederek yaşadı. Şüphesiz Kafka'nın bu hissiyatının kaynağı otoriter babasıydı. Okumak istediği okula, evlenmek istediği kadına karşı çıkan babası, yazılarını da hiçbir zaman onaylamadı. Matbaadan henüz çıkmış kitabını getirdiği bir akşam, kendisine şöyle bir bakıp "Komodinin üstüne koy" diyen kasap babasını hiç affetmedi Kafka. Ama kendini de bağışlamadı. Dostu ve yayıncısı Max Brod'dan, ölümünün ardından yakmasını istedi bütün yazılarını. Brod, kırk bir yaşında ölen Kafka'nın bu isteğini yerine getirseydi dünya edebiyatı onu belki de hiç tanımayacaktı
Hani, o bırakıp giderken seni
Bu öksüz tavrını takmayacaktın?
Alnına koyarken vedâ busemi,
Yüzüme bu türlü bakmayacaktın?
Hani, ey gözlerim bu son vedâda,
Yolunu kaybeden yolcunun dağda,
Birini çağırmak için imdada
Yaktığı ateşi yakmayacaktın?
Gelse de en acı sözler dilime,
Uçacak sanırım birkaç kelime...
Bir alev halinde düştün elime,
Hani, ey gözyaşım akmayacaktın?
(ORHAN SEYFİ ORHON)