Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı, 1930'da
'gayet gizli ve zata mahsustur' damgalı genelgesinde şöyle diyordu:
"Kıyafetin, şarkıların, oyunların, düğün ve cemiyet adet ve ananelerinin milliyet ve ırk hislerini daima uyanık tutan ve cemaatları mazilerine bağlıyan rabıtalar olduğu unutulmamalı, binaenaleyh lehçeyle beraber bu gibi aykırı adetleri de fena ve zararlı görmek ve bilhassa kötü göstermek ve hiçbir süretle tergip ve teşçi edilmeyerek (isteklendirilmeyerek ve cesaretlendirilmeyerek) adi ve iptidai (ilkel) mahiyetleri her vesile ile teşhir olunarak takbih ve tayib edilmeli (çirkin gösterilmeli ve ayıplanmalı), o lehçeyi konuşan zümrelere mensup fertlerin ve ailelerin isim ve lakaplarını Türkçeleştirmek, nüfustaki kayıtlarını ve künyelerini fırsat düştükçe tashih etmek ve kendilerine hiçbir suretle mesela Boşnak, Çerkes, Laz, Kürt, Abaza, Gürcü, Türkmen, Tatar, Afşar, Pomak lakabı vermemek, köylerin o lehçedeki isimlerini değiştirmek... yerlileri buna alıştırmak, evlerinde ve aralarında Türkçe konuşturmak ve öz yürekten kendilerine Türküm dedirtmek, hülasa dillerini, adetlerini ve dileklerini Türk yapmak, Türk'ün tarihine ve bahtına bağlamak her Türk'e teveccüh eden milli ve mühim bir vazifedir."
Sayfa 253 - Mehmet Bayrak, Kürtler ve Ulusal-Demokratik Mücadeleleri, s. 508 - 509
Tek parti döneminin Kürtlerle ilgili politikalarını tek bir cümle ile özetlemek gerekirse kısaca 'inkar, baskı, şiddet ve asimilasyon' politikalarıdır denilebilir.
"Bir zamanlar hemen hemen bütün Kürtler, kendilerini Osmanlı İmparatorluğu'nun Müslüman tebaasının bir parçası olarak görüyordu. Bu Kürtlerin büyük bir çoğunluğu, ayrı bir ulusal kimlik bir yana, ayrı bir etnik kimliğin bile farkında değildi. Ayrı bir Kürt kimliğinin bilincine varan bir avuç eğitimli Kürt'ün lobi faaliyetine ve kampanyasına karşın, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı ilk isyanlar, özünde büyük ölçüde aşiret kaynaklı ve bölgeseldi. Türkiye Cumhuriyeti'nin egemen Türk etnik çekirdeğinin 1930'larda zoraki asimilasyon çabası, Kürtler arasında ayrı bir etnisite farklılığının artmasına yol açtı."