Ali Osman Bulut

Ali Osman Bulut
@Raskolniko
İletişim sosyolojisi ve Etnografi Kent ve birey Kitap, doğa, sinema ve fotoğraf
Doktora
İstanbul
İstanbul
44 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Sen benim kara ömrüme vuran Suyumu harelendiren sevincimdin.
Onu sevebileceğinin en yücesiyle sevdin. Titreme daha fazla kalbim. Bağışla kendini artık, onu da Bırak gitsin… Bırak Gitsin. O senin en ezel gününden kaderin Sen onu nasılsa bin kere daha Seveceksin Birhan Keskin
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gidiş
Senin gözlerin benim gerçeğim (sendeki telaşa onlarla inandım) bakmıyor bana,benden uzakta. Aramızdaki mesafede gerilen bir teli inletiyorum seninle sesi ben duyuyorum tek, birşey duyduğu yok kimsenin benden başka. Bir hülyanın hatırasında kasıp kavuruyorum kendimi diyorlar ki, hayat yalandır, aşk da. Nasıl inanırım,o; olmak istemiş de olmamış bir yarım nefes gibi şuramda. Sana dokunamayacak kadar ürkek kalmış olduğum bu mesafeden dön/erken sen önce ayaklarının gerçekliğine inandır beni, inanmak istesem de senin gidişin yalandır bende. Birhan Keskin
Veda tınısı
Bir veda türküsüdür sevdanın eteklerinde salınan Edilen sözlerin iftarı ahire emanet Boynumun borcudur berzaha taşımak adını Gökten indirilmedi adak Kurban diye gönlüm uzattı boynunu bıçağa Heyhat Başucunda Mine çiçekleri olana mesele mi ki ölmek Bir veda tınısıdır gönül perdesini titreten Hüzzam dökülür inceden
Bahman Ghobadi şöyle diyor
"Bir atın umudu yoktur. Onu, sırtında şakıyan kamçının umutsuzluğu yürütür. Bizim hikayemiz de biraz böyle." Hikaye biraz da böyle sanırım