Turgut Özben

Turgut Özben
@Raskolnikovv
Selim öldü olric
Mühendis
Lisans
Doğum bitlis. Büyüme Norveç. İlk gençlik izmir. Olgunlaşma trakya. Ben kimim ben nerdeyim.
90 okur puanı
Aralık 2016 tarihinde katıldı
Canım insanlar... Çok kitap okuyan ile hiç kitap okumayan arasında hiçbir fark yok. Doğanın kitap okuyanlar için özel bir kıyağı yok. Doğa ikisine de ölüm vaat ediyor. Çok kitap okuduk da ne oldu. Huzursuzluktan başka...
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
“Ne istiyorlardı senden Selim? Belki sen çok şey istiyordun onlardan. Verdiğinin hiç olmazsa küçük bir parçası kadar bir şeyler istiyordun. Sonunda kaçıyorlardı. Hayır, sen kaçıyordun. Hayır kaçmıyordun: insana ihtiyacın vardı. İnsanı arıyordun canım kardeşim. Bunda utanacak ne vardı?”
Arkadaşlar ben oğuz atay hayranıyım. Bu yüzden profilimde sadece ondan alıntılar paylaşıyorum. Rahatsız olan varsa beni takip etmeyebilir. Kimsenin rahatsız olmasını istemem.
Allahım, onu neden yalnız bıraktın? Neden, yalnızlığının verdiği çaresizlikle can sıkıcı ilişkiler kurmasına izin verdin? Neden, geçirdiği her dakikanın hesabını sordun, içini ezdin? Neden korkuyu göğsünden çekip almadın? Neden, suçluluk duygusunu üzerinden atmasına yardım etmedin? İsa'yı neden bu kadar geç tanıttın ona? Neden günahlarının yükünü taşıyacak gücü ona da vermedin? Selim de, kendi çapında bir kaç kişiyi kandırabilirdi senin yolunda. Meyveleri gösterdin de ağaca çıkma becerikliliğini esirgedin. Neden küçük yaşta latince, eski yunanca, ingilizce filan öğretmedin ona? (Sen ki bütün dilleri ezbere bilirsin) Dua etmesini bile öğretmedin ona. Evde yalnız kaldığı geceler, karanlıkta yorganı başına çekti ve ter içinde mısra 193 ile mısra 214 arasında söylediği gülünç yakarmayı uydurabildi o zor şartlar altında. Daha iyi bir şeyler söyletemez miydin? Neden onu canı kadar seven annesinin bile selim'i ‘Benim korkak oğlum’ diye sevmesine göz yumdun? “Benim akıllı oğlum güzel oğlum” dediği zaman da neden, şımarmasını önlemedin? Bir duvardan bir duvara çarpıp durdun onu. Bir uçtan bir uca itip durdun onu. Öğretmeni: “yalan söyleme, bu resmi sen yapmadın” dediği zaman neredeydin? Neden bir karşılık bulmasına yardım etmedin? Oysa o resmi Selim yapmıştı. On bir yaşında, “benim kızla konuşuyorsun” diye, erdal'dan ilk tokadı yediği zaman, aslında kızla konuşmamıştı. Neden babasının verdiği on liranın üstünü bir kerede yola düşürmesini sağlamadın da, önce iki buçuk lirayı düşürdü ve koşa koşa dönüp bu parayı ararken kalan dört lirayı da kaybetti? Soruyorum: neden? Sonra neden karakola gönderdin Selim'i, parayı bulan var mı diye sormaya? Neden polisleri güldürdün ve Selim'i ağlattın? Polisler daha mı iyiydi Selim'den? Biliyorum İsa daha büyük acılar çekti diyeceksin. Bu kadar