Kocaman bir kazanda aşure pişiriyorsun.Hani buradayken pişirirdin ya,işte öyle.Senle birlikte dibini sıyırmak ne kadar eğlenceli olurdu!Dışarıda pişirirsen kiminle sıyıracaksın dibini?Başka bir çocukla sıyırma.Belki onun nezlesi vardır.Sana da geçer.
"ey, benim iyimser hâllerim,
çabuk aldanışlarım,
hep inanışlarım,
alttan alışlarım,
hatayı hep kendimde buluşlarım,
değmeyecekleri kafama takışlarım,
yoktan yere, akıp giden gözyaşlarım,
herkesi, insan yerine koyuşlarım,
hepinize elveda…
artık ben kimsenin,
hiç kimsesi olmayacağım!"
... tanıdığı bir sürü insan başkalarının başına gelen korkunç olaylardan sanki gerçekten üzgünmüş ve yardım etmek istiyormuş gibi söz ederlerdi, ama işin gerçeği, başkalarının acılarından zevk aldıklarıydı; çünkü böylece kendilerinin mutlu ve şanslı olduklarına inanabiliyorlardı.