Yolum asfalt,
Yolum toprak,
Yolum meydan,
Yolum gökyüzü
Ve ben neler düşünüyorum!
Aşkı, yağmuru,
Tramvay sesini,
Otelciyi..
Ve bir mısra mırıldanıyorum
Sıcak bir yemek lezzetinde.
*
Postacı, jandarma ve işsiz
Hâlâ gidip geliyorlar.
Yalnız Niyazi oturuyor,
Rahmetli Süleyman Efendinin oğlu,
Kahvede.
Ajans dinliyor, düşünüyor:
"Harp olur mu,
Kıtlık olur mu?" diye.
Yahut o da biliyor,
Yakında muharebeye gideceğini.
Ekim 1939
(Vatan, 16.11.1952)