Bir, ben Atinalı olsam Türkiye'nin AB'ye girmesini isterim. Çok isterim, istiyorlar da zaten. Neden mi? Bizde bu "köksüzlük" olduktan sonra, bu benim Tezler'deki formülasyonumdur, bu tabansızlık varsa, mülk alıştan "devrim" de yapıldığına göre, on-on beş yıl içinde, Türkiye'nin Batı bölgelerini Elenize ederler. Bu, 1920 yıllarında, terk ettikleri yerleri geri almaları, demektir.
Ertesi gün Mustafa Kemal Yıldız Sarayı’na gitti. Sultan Vahdettin kendisini huzura kabul etti. “Paşam,” dedi. “Şimdiye kadar devlete büyük hizmetlerde bulundunuz. Artık bunlar tarihe karıştı. Unutun onları. Şimdi yapacağınız hizmet hepsinden daha önemlidir.
Paşam, isterseniz ülkeyi kurtarabilirsiniz.”
Kitabın içeriği, başlığının sonuna kadar hakkını verdiği mizahıyla, üslûbuyla ve ülkemizde iz bırakmış önemli figürleriyle beraber güzel hatıraların konu olduğu bir rahmetli Hüseyin Üzmez klasiği...
Hayatı roman havasında geçen şahısların her yazdıkları eser, okuyucuyu cezbeden bir auraya sahip sanırım. Zira Hüseyin Üzmez'in yazıpta benim okuyup beğenmediğim tek bir kitabını hatırlamıyorum. Milletçe daha çok güldürürken düşündüren eserleri okumaya ihtiyacımız var.