Kısa kısa öyküleri yer alıyor. Açıkçası her birinden ayrı roman yazsa daha çok severdim. Kalemi böyle naparsın. Zaten ben hâlâ söyleme bilmesinler kitabındayım.
Kendisi sevdiğim ve çoğu kitabını okuduğum bir yazardır. Ancak bu kitapta kendi kalemini ben göremedim. Sanki başka biri yazmış da matbaada kapaklar karışmış gibi. Hep okuduğum Livaneli değil gibiydi. Bir olay vardı ama hissettirmedi. Derin bir dram ve yoğunluk bekledim ama zaman zaman sıkan sayfaların arasında gezindim durdum. O duygusallığı o üzüntüyü hissedemedim. Okunur mu okunur belki ama sonrasında yeni bir kitaba başlama kısmını erteler durursunuz.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,1bin okunma
Üç kardeşin bir aile içinde hem aile oluşu hem de olamayışını okuyoruz. İlk etapta eğlenceli bir aile hikayesi okuyacağımızı beklerken yavaştan kalbimizi deşmeye başlıyor. Aslında içindeki acılar da entrikalar da yabancı değil. Görüp duyduğumuz, bilip yaşadığımız şeyler. Söylenmese de bildiğimiz şeyler.
Kitapta kimi okusak o daha haklı geliyor göze. Ne birey olmuşlar ne de aile. Her biri bir köşeye saçılmış yapboz parçaları gibi ama birleştirmeye kalkınca da uymuyorlar. Yine de aynı yapbozun parçalarılar. Var ama yok gibi. Sonra bir denklem kuruluyor ve o denklemde herkes birer birer düşüyor. Ruhumuza dokunan çok şey oluyor ama iz bırakan sadece iki kişi oluyor. En azından benim nezdimde.
En büyük abi olan Emin. Yok olmadı, senle biz olduramadık. İlk sana ayrılan sayfada hak verir gibi oldum ama vazgeçtim. Yaptığın tek şey şikayet. İstediğin tek şey de her şeyin sana sunulması. Tüm kitap boyunca herkes haklıydı. Tek vasfın pısırık olmak. Acıyı sevip bile bile çeken, ezilmeyi fantazi haline getiren ona sunulan sevgiyle yetinmeyi bilmeyen bireysiz biri. Belki de nedeni hiç çocuk olamamaktır. Yine de sen içine düştüğün durumdan kurtulmayı istemedin. Buna sıkı sıkıya sarılmak daha tanıdık ve güvenilir geldi.
Ekrem, babanı seçemezsin ama kayınpederini seçebilirsin sözünün kanlı örneği. Ailesinin dramalarından sıvışıp kendi yolunu bulmuş. Yol yanlış mı doğru mu hiç mühim değil. Yol var mı var. O halde konu kapanmıştır. Yine de pek sevgili karısına(kayınpederine) son darbeyi vurdu. Bence bunun nedeni Ethem'le bir noktada aynı acıları paylaşıyor olmaktı. O sözlerle koruduğu biraz da kendi çocukluğuydu.
Ah benim ortanca çiçeğim Ethem...
Ethem... Adını duyunca bir Ethem dede diye başladım söze ama sonra sustum. Bir de benden alma darbeyi dedim. Birilerinin bir şeyi olmak
Efraz... Behzat...
Nasıl mükemmel nasıl harika bir kitaptı. İki günde eridi bitti. Anlatacak bir şey bulamıyorum, okunması gereken kitaplardan. Ah Gururlu... Gönlüm evlatlık alanın Behzat olmasını isterdi, Aden'in ona baba demesini isterdi ama böylesi de güzel olmuş. Kitap bittiğinde Efraz'ın avukat olduğunu görmek isterdim, o yüzden kendi kafamda o şekilde devam edecek.