Hiç olmadığım kadar mutluydum. Daha derin, acıtacak kadar yoğun, neredeyse kayba ya da kedere benzer bir mutluluk seviyesi olduğunu henüz bilmiyordum. Bu öyle parlak ve sıcak bir mutluluktu ki insan yanıp kül olacakmış gibi hissediyordu.
“Bize benzeyen var mı?” diye sordu.
Hepsi benziyor, diye düşündüm. Sen bütün mutlu olduğum her yerde varsın.Sen, sakinleşmeye ihtiyacı olduğunda zihnimin gittiği yersin.
...onu böyle kırık, yılgın görmek beni öldürse de serbest bırakacak cesareti kendimde bulamamıştım. Belki içimde yanan öfkenin bir nedeni de buydu: Onu ne mutlu edecek ne de bırakabilecek kadar çok sevdiğim için hayal kırıklığına uğramıştım.