Ben mi yanıldım, Yoksa dünya mı bilmem? Bir yerlerde tökezledim Ama düştüm diyemem. Yağmur boğulmaktan söz eder şimdi bana Güneş çekip gitmekten. Beni kurtarmak için Pamuk iplikleri uzanır Uçurumlarıma...
Sevgili dünya, Ne petekle balım kaldı, Ne derilecek çiçeğim Salıver artık beni Kopar dizginlerimden!
Ahmet Erhan
Sonun Sonsuzluğu
“Her biri diğerinin kendini sevmeye değer görmediğine inanıp için için bileniyordu. Öfke küpünü doldurdukça teveccüh azalıyordu. Biri kardeşinin kendini hakir gördüğüne, diğeri abisinin gözüne asla giremeyeceğine inanmıştı. Sırf sevilmemekten korktukları için hiç sevmemiş gibi yapmışlardı. Şimdi, biri ölü diğeri kayıpken, sevecek bir kardeş kalmamıştı. İşte bu en acıklısıydı.”