...insanların tam el etek çekiş veya ermişlik olarak adlandırdığı şey olan yaşam isteğinin reddi, daima istemenin sakinleştiricisinden kaynaklanmaktadır ve bu da kendisini yaşayan her canlının ızdırabında dışavuran istemenin kendi iç çatışmasının ve bunun aslî hiçliğinin idrakidir.
Bütün istiyor oluşun zemini, ihtiyaç ve eksiklik, yani acıdır ve dolayısıyla da insan, özü yüzünden temel olarak acı tarafından ele geçirilmiştir. Fakat diğer taraftan kişi için isteme nesneleri, önceden kolaylıkla elde edilip artık bulunmadıklarından eksikse bu kişiyi korkunç bir boşluk ve sıkıntı kaplar; yani kişinin özü ve mevcudiyeti kendine dayanılmaz bir yük oluşturur. Yani kişinin yaşamı tıpkı bir sarkaç gibi ızdırap ve can sıkıntısı arasında gider gelir: Hatta kişi ızdırap ve can sıkıntısından mücessemdir. Bu vaziyet, "bütün acı ve azaplar cehenneme yerleştirildikten sonra cennet için geriye sadece can sıkıntısı kaldı" deyişinde oldukça isabetli şekilde ifade edilmiştir.