Eğriboz'un fethi sırasında Türkler tarafından köle olarak götürülen Antonello adında cüretkar birSicilyalı'nın 300'ün üzerinde kadırgayı donatacak kadar teçhizat ve bilhassa birçok kolay tutuşabilir maddenin,ziftin,liflerin,vs. depolandığı Gelibolu tersanesini ateşe vermeyi başarması,1473' de yapılan seferin daha talihli başlamasına sebep oldu.Buraları çok iyi bilen Antonello, bunun için Mocenigo'dan yalnızca bir balıkçı barkası ve yanına verilecek kararlı altı adam istemişti.Görünüşte sadece mallarla doldurduğu,ama altına bu cüretkar işi gerçekleştirmek için gerekli araç gereçleri ve yanıcı maddeleri sakladığı bu barka ile hiç rahatsız edilmeden Çanakkale Boğazı'na girdi;gece vakti koruması zayıf tersanenin kilitlerini kırarak açtı ve aynı anda birkaç yerde birden yangın çıkardı.Yangın keşfedilene kadar herşey olup bitmişti.Kurtuluş mümkün değildi. Birkaç saat içinde tersane içindeki herşeyle dumanları tüten bir harabeye döndü.
Bakire'yi,bebek İsa'yı,bebek Aziz Yohannes'i ve melek Uriel'i piramitsel bir yapı içinde gruplamıştır.Buraya kadar dine aykırı pek bir şey yoktur.Ne var ki Leonardo figürlerin başlarının üstünde muhakkak olması gereken haleleri koymayarak kutsal olanla dünyevi olan arasındaki ayrımı muğlaklaştırmıştır. Böylece her biri cennetle ilişkilendirilen bu dört saygıdeğer karakteri dünyevi alana yaklaştırmıştır.
Rahipler Leonardo'dan resmin kompozisyonunun nasıl olacağı, karakterlerin giyeceklerinin ne renk olacağı ve kaç melek ve peygamberin eşlik edeceği gibi sanatçının yaratıcılığına yönelik birtakım sinir bozucu müdahaleler içeren bir sözleşme imzalamasını istedi.Ayrıca sözleşmeye resmin belli bir tarihte bitmesi konusunda bir madde eklediler. Leonardo sözleşmeyi imzaladı ama tabii ki resmin kompozisyonunu nasıl oluşturacağı konusunda söylenenleri dinleyecek değildi.İstendiği tarihte bitirmedi ve 1483 yılında sabırsızlıkla ve hevesle kendisini bekleyen işverenlerine Kayalıklar Bakiresi tablosunun ilk versiyonunu teslim etti.