ThePastryChefsLibrary

Starbucks'da çalışsaydım kahve kaplarına insanların adını yazacağıma şunu yazardım: Bir gün siz ve sevdiğiniz herkes ölecek. Son derece kısa bir zaman süresince ve küçük bir insan grubunu saymazsak yaptığınız ya da söylediğiniz hiçbir şeyin önemi kalmayacak. Bu, hayatın huzursuzluk veren hakikatidir. Düşündüğünüz ya da yaptığınız her şey karmaşık biçimlerde bundan kaçınmaya çalışmaktan ibarettir. Bizler son derece önemsiz kozmik tozdan ibaretiz; incecik mavi bir beneğin üzerinde hoplayıp zıplıyoruz. Kendi önemimizi hayal ediyoruz. Amacımızı uyduruyoruz, ama bizler hiçbir şeyiz. Boktan kahvenizin keyfini sürün.
Sayfa 17·Kitabı okuyor
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Cüzamlılara yardım etmenin yolu sadece onların hastalıklarını tedavi etmekten geçmiyordu.Toplumun dışına atılmış,insanların yanına yaklaşmaya korktuğu bu zavallı kader kurbanlarının, çevreleri tarafindan kabul görmelerini de vazife edinmiştim.İyileşip çıkanlara iş bulmak,aileleriyle,çocuklarıyla ilgilenmek de bir yerde,tedavinin devamı gibiydi bence.
Sayfa 204·Kitabı okudu
Alıntı
Halkın okuduğu günlük gazetelere Bakırköy'deki cüzamlı hastalarla ilgili makaleler yazmaya başladım. Yetinmedim,konuyu televizyona da taşıdım.Uğur Dündar'la cüzamı anlatan otuz beş dakikalık bir televizyon filmi yaptık.İşte o zaman yer yerinden oynadı.Hemen,haddimi aşmakla, Türkiye'de cüzam var gibisinden bir yalanı(!) söylemekle ve turizmi baltalamakla suçlandım.
Sayfa 192·Kitabı okudu
Alıntı
Vitruvius bina tasarlayan insanların mimar olmakla yetinmeyip aynı zamanda entelektüel insanlar da olmaları gerektiğini iddia ediyordu.
Sayfa 51·Kitabı okuyor
Alıntı
Gittiği yere kadar gider,yürümezse uygarca bitirirsin.
Alıntı