Leonardo sembolizmin gücünün olağanüstü biçimde farkındaydı ve edebi,dini ya da mitolojik göndermesi olmayan bir kompozisyonunun içine çok ender olarak bir bitki,ağaç,çiçek ya da bir hayvan yerleştirirdi.Bu semboller her zaman için,ya resmin ana konusunu güçlendirir ya da anlamını derinleştirirdi.
Bunları söylemek abartmak değildir. Kronik anksiyete bir umut krizidir. Başarısız bir geleceğin korkusudur. Depresyon bir umut krizidir. Anlamsız bir geleceğe inanmaktır. Hayal kırıklığı, bağımlılık, takıntı – bunların tümü zihnin umutsuz ve saplantıyla umut yaratma girişimleridir; bir nörotik tik ya da takıntılı bir yoksunluk duygusu.
Birçok kişinin anlamadığı şudur: Mutluluğun tersi öfke ya da hüzün değildir. Öfkeli ya da hüzünlü olmanız hâlâ bir şeylere aldırdığınız anlamına gelir. Bunun anlamı bir şeyin hâlâ önemli olmasıdır. Bunun anlamı da hâlâ bir şeye aldırıyor olmanızdır. Bu bir şey hâlâ anlamlıdır demektir. Bunun anlamı da hâlâ umudunuzun olmasıdır.