Leonardo'dan önceki ressamlar Son Akşam Yemeği'ni sadece İsa ve on iki havarisinin bir ekmeği paylaştığı bir yemek şeklinde betimlerler. Kompozisyon olarak, sanatçılar bir ibadet havası yansıtmak istemişlerdir. Leonardo bu gelenekten ayrılarak, Yuhanna İncil'inde (13:21-26) anlatılan, İsa'nın verdiği şaşırtıcı haberin hemen ardından gelen bu duygu yüklü anı resmeder.İsa bunları söyledikten sonra ruhunda derin bir sıkıntı duydu. Açıkça konuşarak, "Size doğrusunu söyleyeyim,sizden biri bana ihanet edecek," dedi.Öğrenciler,kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.Öğrencilerinden biri İsa'nın göğsüne yaslanmıştı.İsa onu severdi. Simun Petrus bu öğrenciye kimden söz ettiğini İsa'ya sorması için işaret etti.O da İsa'nın göğsüne yaslanmış durumda, ''Ya Rab, kimdir o?" diye sordu.İsa, "Lokmayı sahana batırıp kime verirsem odur" diye yanıtladı.Sonra lokmayı batırıp Simun İskariot'un oğlu Yahuda'ya verdi.
1880'lerde çalışan Paul Cezanne ve 1900'lerde çalışan Henri Matisse'e kadar hiçbir Batılı ressam,tuvalinin üstünde,izleyicinin tamamlaması için kasten boş alan bırakmamıştır.
Ben meslek hayatımda,işimden, hastalarımdan başka hiçbir şey görmemeye,yaşamamaya kararlı, gözlerime at gözlükleri takmış doludizgin koşarken, bir güzellik girdi yaşamımıza.Sütlü kahverengi,bir Murat 1 24. Muhteşem! Çağlayan'ın Çınar'ın ve benim sevgilimiz! Altmış sekiz bin lirayı on takside bölerek sahibi olduğum, alındığı gece,kapımın önünden çalınan, sonra Dolapdere'de bulunan, bulunduğu takdirde hayatım boyunca ona insan muamelesi yapacağıma ant içtiğim,ilk arabam!