önemseme duygusu bizde doğal olarak oluşur, çünkü bu duygu olmadan türümüzün hayatta kalması mümkün olamazdı. Yani şefkat,hissetme ve bağlı olma bizim biyolojik doğamızın bir parçasıdır.
Germer'e göre şefkatli olma deneyimi, duygusal rahatsızlığa karşı direnme eğiliminden vazgeçmektir. Bir kişiyi, acıyı veya acıya olan kendi tepkilerimizi kabul etmektir.
Araştırmanın sonuçlarına göre bireylerin kendileri için kullandıkları olumsuz ifadeler, öz-şefkat düzeyleri ile ilişkili çıkmamıştır. Yani kendi olumsuzluklarımızı görmek ve ifade etmek bizim kendimize karşı şefkatli olmadığımız anlamına gelmez.
Türkler doğada bulunan saygın nesnelerin herbirinin iyi veya kötü etkilerine inanır, buna göre korunmak ve saygı için attan veya koyundan kurbanlar keserlerdi. Güneşe ve göğe saygı duyarlar ama tapınmazlardı. Uçmak ve tamu insanların öldükten sonrakonaklayacakları yerlerdi; iyi insanlar uçmağa kötü insanlar tamuya
giderdi. Kaza, kader, Tanrı'nın iradesi onlar için çok önemliydi, Tanrı isterse oldurur, istemezse oldurmazdı.
Şefkat bizden acıyı fark etmemizi, acı yollarında yürümemizi;kalp kırıklığını, korkuyu, karmaşayı ve ıstırabı paylaşmamızı ister.Şefkat; acı çekenlerle feryat etmemiz, yalnız olanlarla yas tutmamız, ağlayanlarla ağlamamız için bizi davet eder. Şefkat; zayıfla zayıf, kırılganla kırılgan, güçsüzle güçsüz olmamızı ister. Şefkat,insanlık halinin içine tümüyle dalmak ve acının, zorlanmanın hepimiz için olduğunu keşfetmek demektir.