Amelie

Amelie
@Readerforever
"Hakuna Matata!" ”İnsan zamanı durdurmak istediği yere aittir.”
Duygularımı anlayamıyorum, böyle yarım kalmışlıkla tam anlatılamamışlık arasında gidip gelen bir dolmuş var da ben de ineceğim durağa gelmeme rağmen bir türlü inemiyormuşum gibi bir his.. Tutunamayanlar
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ey Allah'ım, bizi iman edenlerden, salih amel işleyenlerden ve tevasav bi'l hakk ile tevasav bi's sabr ehli insanlardan eyle. Amin!
Sayfa 74 - Asr Suresi inceleme ve derinliklerine ithafen..·Kitabı okudu
Din
Ayetin tam manası içime işledi resmen..
Tevasi, karşımdakinin de bana aynı şekilde sevgi ile tavsiyede bulunmasına istekli ve umarlıyım demektir. Yalnızca öğüt verebilmek değil, öğüt alabilmek de demek olan "tevasi" mevzuu ile ilgili Hazreti Ömer'in başından geçen çok güzel bir hadise vardır. Kendisinin Mü'minlerin Emiri olduğu dönemde bir görevi de hutbe vermekti. İnsanlara yapmaları gerekenler hususunda tavsiyelerde bulunup onlara dürüstlüğü hatırlatıyordu. Bir gün gezinti esnasında bir pencereden içeriyi gördü. İçeride içki içen ve sarhoş gibi görünen bir genç vardı. Hazreti Ömer'in celali hepimizin malumu! Kapıyı yıkıp içeri girdi, genci yakasından kavrayıp şöyle söyledi; "Demek benim gözetimin altında iken içiyorsun!?" Genç ise, "Ben bir haram işledim, sen ise üç." diye cevap verdi. Hazreti Ömer bu cevap karşısında şaşırıp kalmıştı. "Sen neden bahsediyorsun?" diyince genç; "Evvela benim penceremden içeri baktın. Bir Müslüman mahremiyetine hürmet etmen gerekirdi; içeri bakmamalıydın. İkincisi, benim içki içtiğim zannında bulundun. Bunu bilemezdin. Su veya süt içiyor da olabilirdim. Müslümanlar hakkında zanda bulunmamalıydın. Üçüncüsü, evime benim müsaadem olmadan girdin, bunu da yapmamalıydın. Davet edilmediğin sürece iman eden birinin evine girme. Üç haram fiilde bulundun! diyince, Hazreti Ömer özür dileyerek genci serbest bıraktı ve oradan ayrıldı. Devlet resiydi, "Bak bak, demek senin de ağzın var." "Gel bakalım benimle, ben sana ne yapacağımı bilirim" diyebilirdi pekala. Ama hayır. Sadece oradan ayrıldı. Aradan birkaç hafta geçti, Hazreti Ömer mescitte hutbe verdiği sırada aynı genç içeri girdi. Hazreti Ömer hutbeyi bitirince genci yanına çağırıp tenhada ona dedi ki; "O vakitten beri hakkında tek bir kötü söz sarf etmedim." Genç; "Ben de o vakitten beri ağzıma tek bir yudum içki koymadım." diye
"Doğa kanunları" dediğimiz gibi Kur'an'ın da kanunları var ve onlar doğa kanunlarından çok daha güçlü. Doğa kanunları değişebilir: Ateş yakar, ancak içine Hazreti İbrahim atıldığında yanmayı durduracaktır. Suyun şeklini koruması gerekir ancak Hazreti Musa asasını vurduğunda şeklini koruyamayacaktır; çünkü Allah suya hükmeder.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Duanın amacı Allah'ın huzurunda teslimiyettir. Verenin ancak O olduğunu, bizim ise ihtiyaç sahibi olduğumuzu itiraf etmektir. Firavun zamanında yaşayan mümin bir kimse, bunu çok güzel ifade etmiştir. Dua ile ilgili tavrı bir cümlede aktarılıyor: "Ve ufevvidu emri ilallah" "Ben işimi Allah'a havale ediyorum." (Mü'min Suresi 40:44)